Ömer Fethi Gürer: "Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi"

Gündem 02.08.2025 - 11:47
 

Ömer Fethi Gürer: "Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) amacından uzaklaştığını belirterek, "Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye’de niye var? Kuruluş amacı ne? Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi.
Yerli üreticiyi tüccarın eline bırakıp ithalatçı konuma getirdi. TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır. TMO 12,5 milyon ton iç pazarda seçim dönemi buğday alırken bu yıl hedefini 2,5 milyon ton olarak belirlemesi dahi TMO'nun durumu özetlemektedir. Bir yıl önceden hangi bölgede ne ekileceği, alım fiyatının ne olacağı, su sorunu olan bölgelerin tespiti, toprak bütünlüğü gibi konular planlanmalı" dedi.  CHP Niğde Milletvekili ve Ömer Fethi Gürer, Niğde’de Bor ve Altınhisar ilçelerinde çiftçi ve üreticilerle görüştü. Gürer, yaptığı ziyaretlerde ülke sorunlarına değinerek Meclis çalışmaları hakkında bilgi verdi.  Gürer, tarımda 21 üründe arz açığı olduğunu ve bu ürünlerin stratejik ürün olmasından dolayı üretim planlamasının ciddi biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, çeltik, pirinç, mercimek, soya, pamuk gibi ithalat yapılan önemli ürünlerin üretim açığının giderilmesinin mümkün olduğunu ifade etti. Gürer, yıllardır bölgede kavun ve karpuz yetiştirildiğini hatırlatarak, üreticilerin ithalat nedeniyle zarara uğradığına dikkat çekti. "Bu bölgede yıllardır kavun, karpuz var. Özellikle karpuz Cücü, karakapı, Çukurkuyu tarafında yetişiyor. Türkiye’de karpuz Adana'da çıkarken İran’dan ithal ediyor. Piyasa doymuş oluyor. Yerli üretici malını değerine satamıyor. Türkiye bu ithalat politikasından vazgeçmedikçe bu sorunlar bitmez" diyen Gürer, tarımda plansızlığın sonuçlarını üreticinin ağır bedel olarak çektiğini söyledi. "TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır" Toprak Mahsulleri Ofisi’nin amacından uzaklaştığını belirten Gürer, tarımda sistemli bir yapının kurulması gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye’de niye var? Kuruluş amacı ne? Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi. Yerli üreticiyi tüccarın eline bırakıp ithalatçı konuma getirildi. TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır. TMO 12,5 milyon ton iç pazarda seçim dönemi buğday alırken bu yıl hedefini 2,5 milyon ton olarak belirlemesi dahi TMO'nun durumunu özetlemektedir. Bu iş sistemleştirilmeli. Bir yıl önceden hangi bölgede ne ekileceği, alım fiyatının ne olacağı, su sorunu olan bölgelerin tespiti, toprak bütünlüğü gibi konular planlanmalı. Bunlar yapılmazsa üretici sürekli zarar eder. Ama biz bunu söylediğimizde, bazıları çıkıp herkes her yerde aynı şeyi ekiyor diyor. Bu işler varsayımla değil, veriyle yürütülür." "Sürekli artan yem fiyatları ve ahır giderleri hayvancılık yapanı zorluyor" Bölgedeki hayvancılık sorununa da değinen Gürer, çiğ sütün tavsiye edilen alım fiyatının üreticiye yansımadığını ifade ederek, "Sütün tavsiye edilen fiyatı 18 lira 35 kuruş ama bölgemizde 14 liraya bile alıcı bulamıyor üretici. Bazıları sanıyor ki herkes o fiyattan satıyor. Hayvancılık artık yapılabilir olmaktan giderek çıkıyor. Sürekli artan yem fiyatları ve ahır giderleri hayvancılık yapanı zorluyor" diye konuştu. Gürer, mazot desteği konusunda da eleştirilerde bulunan, "Türkiye’de tarım kesimi yılda 3,5 milyar litre mazot kullanıyor. Tarım kesimine mazot için ayrılan destek 2025 yılı için 20 milyar lira. Oysa ÖTV ve KDV dahil yaklaşık 70 milyar lira Tarım kesiminden vergi alınıyor.Çiftçi zaten perişan, bir de sırtına vergi yüklüyorsun.Desteği verme,ÖTV. Ve KFV tarım kesiminde mazottan alma ki gerçek bir destek olsun" ifadelerini kullandı.  "Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı" Gürer, tarımsal kamu kurumlarının özelleştirilmesinin olumsuz sonuçlarına ilişkin, "Gübre, yem fabrikaları kapanmamalıydı. Toprak-Su, Köy Hizmetleri, Zirai Donatım Kurumu kapanmamalıydı. Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçinin karagün dostu çiftçi kuruluşu olarak kalmalıydı. Özelleştirme sürecinde dediler ki, verim artacak, Kamu fabrikaları özelleşince boş gezen olmayacak. Ama ne oldu? Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı. Ne gübre kaldı, ne yem, ne de aşı… İthala mecbur süreç yaratıldı" dedi. "Aşı vuruluyor, hayvan yine hastalanıyor" Hayvancılıkla ilgili bir diğer sorunun da aşı olduğunu söyleyen Gürer, geçmişte Türkiye’nin kendi aşısını ürettiğini hatırlatarak, "Hıfzıssıhha Kurumu Türkiye’nin en büyük kurumuydu, aşı üretirdi. Şimdi ithal aşı getiriyoruz ama onu da doğru saklayamadığımız için yeterli fayda sağlayamıyoruz. Son dönemde şap hastalığı yayılıyor. Irak’ta 2024 yılında görülmüş. Sınırdan ülkemize girmiş. Hayvan pazarları kapalı, hastalık aşı ile önlenmeye çalışılıyor. Bakanın cevabı var; 140 bin doz aşı yapılmış ama hayvanlar hasta. Aşının saklama koşullarına uyulmazsa etkisiz olur. Aşı vuruluyor, hayvan yine hastalanıyor. Sonra da deniyor ki aşı fayda etmedi. Çünkü yeterli takip ve koruma sistem yok" diye konuştu. "Çiftçinin bankalara olan borcu 1 trilyon 34 milyar lira" Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, "Bugün Türkiye’de çiftçinin bankalara olan borcu 1 trilyon 34 milyar lira. Cumhurbaşkanı diyor ki, ‘Çiftçimiz ihracat yapıyor’. İcra ile satış ilanlarına girin bakın: Yılbaşından beri 6 binden fazla arazi, 500 den fazla traktör icra yoluyla satışa çıkarılmış. Demek ki borç ödenemiyor" ifadelerini kullandı.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) amacından uzaklaştığını belirterek, "Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye’de niye var? Kuruluş amacı ne? Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi.

Yerli üreticiyi tüccarın eline bırakıp ithalatçı konuma getirdi. TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır. TMO 12,5 milyon ton iç pazarda seçim dönemi buğday alırken bu yıl hedefini 2,5 milyon ton olarak belirlemesi dahi TMO'nun durumu özetlemektedir. Bir yıl önceden hangi bölgede ne ekileceği, alım fiyatının ne olacağı, su sorunu olan bölgelerin tespiti, toprak bütünlüğü gibi konular planlanmalı" dedi. 

CHP Niğde Milletvekili ve Ömer Fethi Gürer, Niğde’de Bor ve Altınhisar ilçelerinde çiftçi ve üreticilerle görüştü. Gürer, yaptığı ziyaretlerde ülke sorunlarına değinerek Meclis çalışmaları hakkında bilgi verdi. 

Gürer, tarımda 21 üründe arz açığı olduğunu ve bu ürünlerin stratejik ürün olmasından dolayı üretim planlamasının ciddi biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, çeltik, pirinç, mercimek, soya, pamuk gibi ithalat yapılan önemli ürünlerin üretim açığının giderilmesinin mümkün olduğunu ifade etti. Gürer, yıllardır bölgede kavun ve karpuz yetiştirildiğini hatırlatarak, üreticilerin ithalat nedeniyle zarara uğradığına dikkat çekti. "Bu bölgede yıllardır kavun, karpuz var. Özellikle karpuz Cücü, karakapı, Çukurkuyu tarafında yetişiyor. Türkiye’de karpuz Adana'da çıkarken İran’dan ithal ediyor. Piyasa doymuş oluyor. Yerli üretici malını değerine satamıyor. Türkiye bu ithalat politikasından vazgeçmedikçe bu sorunlar bitmez" diyen Gürer, tarımda plansızlığın sonuçlarını üreticinin ağır bedel olarak çektiğini söyledi.

"TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır"

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin amacından uzaklaştığını belirten Gürer, tarımda sistemli bir yapının kurulması gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

"Toprak Mahsulleri Ofisi, Türkiye’de niye var? Kuruluş amacı ne? Çiftçinin kara gün dostu TMO, ithalatçı bir noktaya sürüklendi. Yerli üreticiyi tüccarın eline bırakıp ithalatçı konuma getirildi. TMO yerli üreticinin yanında durmalıdır. TMO 12,5 milyon ton iç pazarda seçim dönemi buğday alırken bu yıl hedefini 2,5 milyon ton olarak belirlemesi dahi TMO'nun durumunu özetlemektedir. Bu iş sistemleştirilmeli. Bir yıl önceden hangi bölgede ne ekileceği, alım fiyatının ne olacağı, su sorunu olan bölgelerin tespiti, toprak bütünlüğü gibi konular planlanmalı. Bunlar yapılmazsa üretici sürekli zarar eder. Ama biz bunu söylediğimizde, bazıları çıkıp herkes her yerde aynı şeyi ekiyor diyor. Bu işler varsayımla değil, veriyle yürütülür."

"Sürekli artan yem fiyatları ve ahır giderleri hayvancılık yapanı zorluyor"

Bölgedeki hayvancılık sorununa da değinen Gürer, çiğ sütün tavsiye edilen alım fiyatının üreticiye yansımadığını ifade ederek, "Sütün tavsiye edilen fiyatı 18 lira 35 kuruş ama bölgemizde 14 liraya bile alıcı bulamıyor üretici. Bazıları sanıyor ki herkes o fiyattan satıyor. Hayvancılık artık yapılabilir olmaktan giderek çıkıyor. Sürekli artan yem fiyatları ve ahır giderleri hayvancılık yapanı zorluyor" diye konuştu.

Gürer, mazot desteği konusunda da eleştirilerde bulunan, "Türkiye’de tarım kesimi yılda 3,5 milyar litre mazot kullanıyor. Tarım kesimine mazot için ayrılan destek 2025 yılı için 20 milyar lira. Oysa ÖTV ve KDV dahil yaklaşık 70 milyar lira Tarım kesiminden vergi alınıyor.Çiftçi zaten perişan, bir de sırtına vergi yüklüyorsun.Desteği verme,ÖTV. Ve KFV tarım kesiminde mazottan alma ki gerçek bir destek olsun" ifadelerini kullandı. 

"Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı"

Gürer, tarımsal kamu kurumlarının özelleştirilmesinin olumsuz sonuçlarına ilişkin, "Gübre, yem fabrikaları kapanmamalıydı. Toprak-Su, Köy Hizmetleri, Zirai Donatım Kurumu kapanmamalıydı. Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçinin karagün dostu çiftçi kuruluşu olarak kalmalıydı. Özelleştirme sürecinde dediler ki, verim artacak, Kamu fabrikaları özelleşince boş gezen olmayacak. Ama ne oldu? Özelleşen çoğu kamu fabrikası kapandı. Ne gübre kaldı, ne yem, ne de aşı… İthala mecbur süreç yaratıldı" dedi.

"Aşı vuruluyor, hayvan yine hastalanıyor"

Hayvancılıkla ilgili bir diğer sorunun da aşı olduğunu söyleyen Gürer, geçmişte Türkiye’nin kendi aşısını ürettiğini hatırlatarak, "Hıfzıssıhha Kurumu Türkiye’nin en büyük kurumuydu, aşı üretirdi. Şimdi ithal aşı getiriyoruz ama onu da doğru saklayamadığımız için yeterli fayda sağlayamıyoruz. Son dönemde şap hastalığı yayılıyor. Irak’ta 2024 yılında görülmüş. Sınırdan ülkemize girmiş. Hayvan pazarları kapalı, hastalık aşı ile önlenmeye çalışılıyor. Bakanın cevabı var; 140 bin doz aşı yapılmış ama hayvanlar hasta. Aşının saklama koşullarına uyulmazsa etkisiz olur. Aşı vuruluyor, hayvan yine hastalanıyor. Sonra da deniyor ki aşı fayda etmedi. Çünkü yeterli takip ve koruma sistem yok" diye konuştu.

"Çiftçinin bankalara olan borcu 1 trilyon 34 milyar lira"

Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken Gürer, "Bugün Türkiye’de çiftçinin bankalara olan borcu 1 trilyon 34 milyar lira. Cumhurbaşkanı diyor ki, ‘Çiftçimiz ihracat yapıyor’. İcra ile satış ilanlarına girin bakın: Yılbaşından beri 6 binden fazla arazi, 500 den fazla traktör icra yoluyla satışa çıkarılmış. Demek ki borç ödenemiyor" ifadelerini kullandı.

Ankara HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kozatv.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.