Yeni Şafak gazetesi yazarı Aydın Ünal, kaleme aldığı "Bu bir darbe mi?" başlıklı köşe yazısında, kamuoyunda tartışılan fon krizine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Ünal, krizin arkasında CIA, MOSSAD, FETÖ veya yabancı servisler gibi "dış mihrakların" arandığı iddialarını reddederek, olayın tamamen kişisel açgözlülük, hırs ve dolandırıcılıktan kaynaklanan doğal bir kriz olduğunu belirtti.

Mevcut durumun doğrudan bir darbe girişimi olmadığını vurgulayan Ünal, krizin uzatılması durumunda büyük tehlikeler doğurabileceğine dikkat çekti. Gezi Parkı olaylarını örnek gösteren Ünal, müdahale edilmeyen ve süreci uzayan krizlerin zamanla iç ve dış aktörler tarafından hükümeti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan bir darbe tasarımına dönüştürülebileceğini ifade etti.

Sürecin uzaması halinde dedikoduların, ekonomik yıkımın ve güvensizliğin artacağını belirten yazar, yetkililere hızlı hareket etme çağrısında bulundu. Ünal; sorumluların hızla adalete teslim edilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve dosyanın bir an önce kapatılarak Türkiye’nin gündeminden çıkarılması gerektiğini vurguladı.

Ünal, "Başından sonuna kadar her şey doğal. İç ya da dış mihraklar yok. Bu bir darbe girişimi de değil. Ama bu sel durdurulmazsa, önüne set çekilmezse, bu cenaze hızla kaldırılıp gömülmezse, işte o zaman bir darbe girişimine dönüşebilir." dedi.

DARBE TASARIMINA DÖNÜŞME POTANSİYELİ

Aydın Ünal, yazısında "Başından sonuna kadar her şey doğal. İç ya da dış mihraklar yok. Bu bir darbe girişimi de değil. Ama bu sel durdurulmazsa, önüne set çekilmezse, bu cenaze hızla kaldırılıp gömülmezse, işte o zaman bir darbe girişimine dönüşebilir. Süreç ne kadar uzarsa yıkım o kadar artacak; cenaze ne kadar ortada kalırsa, koku artacak, etrafını da enfekte edecek. Gezi olayları, basit bir protesto eylemiyle başlamıştı. Saman aleviydi, parlayıp sönecekti. İşin içine siyasetçiler girdi, medya girdi, sosyal medya girdi ve kurgu, plan, tasarım, uluslararası medya, iç ve dış mihraklar ardından geldi. Saman alevinin üzerine benzin döküldü ve sonradan bir darbe tasarımına dönüştürüldü. Fon krizi, önüne kattığını alıp götüren bir sel olarak, ortada yatan bir cenaze olarak, Hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik darbe tasarımına dönüşme potansiyeli taşıyor." ifadelerini kullandı ve ekledi:

"Fon krizi bir darbe girişimi değil ama süreç uzadıkça içerden dışardan omuz verilecek bir darbe girişimine dönüşme potansiyeli de artıyor. Acilen önlemi alınmalı."

Yazıyı okumak için

KAYNAKKoza TV