İslam ülkeleri arasındaki iş birliklerini ilkesel olarak desteklediklerini belirten Ali Babacan, anlaşma metninin TBMM’den ve kamuoyundan gizlenerek uluslararası basına sızdırılmasına tepki gösterdi ve "Biliyorsunuz gizlediler, gizlediler... Dün gece Meclis’e gelirken pat diye uluslararası basına önce metin düştü. Meclis’e geliyor ama metin hala yok. Uluslararası basında çıkan metin üzerinden ancak yorum yapabiliyoruz. Ben soruyorum: Siz neyi gizlemeye çalışıyorsunuz? Neden korkuyorsunuz?" dedi.

Anlaşma metninde hukuki ve diplomatik açıdan ciddi eksiklikler ile çelişkiler tespit ettiklerini vurgulayan Babacan, olası bir askeri görevlendirme için TBMM'nin yetkisine işaret etti, anlaşmada yer alan 10 yıl boyunca geri çekilememe maddesinin diplomatik geleneklerle bağdaşmadığını belirtti ve "Anlaşma yapılır, bir çerçeve oluşturur ama mesele Mehmetçiğimizin bir başka ülkede şöyle ya da böyle görev alması ise o ayrıca Meclis’e gelir, ayrıca değerlendirilir ve bunun kararını yüce Meclis verir." değerlendirmesinde bulundu.

DESTEK VERMEYİZ

Türkiye'nin bölgedeki adımlarının nihai hedefinin barış olması gerektiğini kaydeden Babacan, iş birliğinin kapsamı ve hedefleri konusunda şu şartları sıraladı:

Türkiye'nin İslam ülkeleri arasındaki olası ayrışmalarda taraf olmaması ve ilkeli arabulucu rolünü koruması gerektiğini vurguladı. İttifakın yalnızca üç ülkeyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Gerçek bir iş birliği diyorsanız, başta Mısır olmak üzere ve ilerleyen süreçte İran’ı da içine alan daha büyük bir güç birliğiyle olur" dedi. Mekke ve Medine’nin güvenliği ya da İsrail yayılmacılığına karşı Filistin halkının korunması ise buna destek vereceklerini, ancak ABD ve Trump gibi aktörlerin bu anlaşmadan memnuniyet duymasının soru işaretleri yarattığını ifade etti. Babacan konuşmasını, "Biz bu soruların cevabını almadan bu anlaşmayı destekleyemeyiz. Önce sorularımızın cevabını alacağız" sözleriyle tamamladı.

KAYNAKKoza TV