29 Ekim kutlamalarında Anıtkabir'deki tören sonrası İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nın merdivenlerden inerken Devlet Bahçeli'nin koluna girmesi tartışma yaratmıştı.

Samsun Milletvekili Erhan Usta 'Bunu kabul etmiyorum' derken İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Mehmet Aslan Usta'nın ismini vermedi sert bir paylaşım yaparak "bir kaşık suda fırtına koparmanın anlamı yok" ifadesini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Basın Danışmanı Murat İde de "o görüntülerde insanlık var" paylaşımında bulundu.

DERVİŞOĞLU: GİTSİN ONA SÖYLESİN

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da konuyla ilgili bir açıklama yaptı ve "Koluna girdiğim kişi Devlet Bahçeli olduğu için bütün bu tartışmalar yaşanıyor" dedi ve "Bahçeli üzerinden, ona duyulan kinin ve nefretin cisme büründürülmesi için insani davranışımın sorgulamaya açık tutulmasını yadırgıyor ve böyle bir ortamın içerisinde bulunduğumuz için de milletim adına üzülüyorum." diye konuştu.

"Devlet Bahçeli'ye karşı eleştiri yapamayanlar, onun söylediklerine karşı medeni cesaret sergileyip cevap veremeyenler; Devlet Bahçeli’ye duyulan siyasi nefretten benim üzerimden yararlanmaya çalışıyorlar." ifadesini kullanan Dervişoğlu, "Devlet Bahçeli orada, söyleyecek lafı olan gitsin ona söylesin" dedi.

ERHAN USTA'DAN SERT ÇIKIŞ

Devlet Bahçeli konusunda tartışmanın fitilini ateşleyen İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta ise bu açıklamadan sonra sosyal medyadan sert bir paylaşım yaptı ve "Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim." dedi.

Usta X'ten yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

Sözümün tevile ihtiyacı yok.

Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek.

Anıtkabir’de defalarca törene katılmış birisi olarak söylüyorum. Orada birisini görmek isterseniz görür, görmek istemezseniz görmezsiniz. Birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. Tören boyunca birisinin sürekli yanında olmak çok özel gayret gerektirir. Hele hele merdivenlerden inerken hiçbir düzen olmaz.

O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum.

Şu çok iyi bilinsin ki bizler görevimizi kapalı kapıların ardında ikbal hesaplarından almayız, biz görevimizi büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesinden alırız. Birinci vazifemizin gereği olarak Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz.

Siyasetin sorumluluğu herkes için geçerlidir. Davranışlarımızın yerindeliğini milletimizin verdiği tepkiyle değerlendirmek en güzel yoldur.

Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim. Milletimize verdiğimiz sözden bir milim dahi sapmadan, inandığımız yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.

KAYNAKkozatv.com.tr