İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Avukat Hakları Grubu’nun İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, yargı mensuplarına yönelik sert eleştirilerde bulundu.
Kanadoğlu kürsüden yaptığı konuşmada “Kürsüde görev yapan tüm hakim ve savcılara sesleniyorum: Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz. Bu yargıçlar ve savcılar, 'Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım' diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak.” dedi.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Yaşanan gelişmelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir açıklama yaparak harekete geçti.
Açıklamada, "İstanbul Barosu’nun 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 128. Olağan Genel Kurulu sırasında, Avukat Hakları Grubu’nun İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu tarafından sarf edilen sözler nedeniyle, söz konusu ifadelerin içeriği ve bağlamı dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır" denildi.
ESKİ BAŞKAN KABOĞLU'NDAN TEPKİ
Kanadoğlu hakkında soruşturma açılmasına Ümit Kocasakal karşısında seçimi kaybeden eski İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu'ndan sosyal medya üzerinden tepki geldi.
Bu durumun hukuk devleti ve ifade özgürlüğü açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini belirten Kaboğlu, şunları kaydetti: "İstanbul Barosunun 128. Genel Kurulunda yaptığı konuşma nedeniyle İstanbul Barosu Başkan Adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında soruşturma başlatılması, hukuk devleti ve ifade özgürlüğü bakımından ciddi bir sorundur. Avukatın görevi, yalnızca yargı önünde savunma yapmak değildir. Hukuka aykırılıkları dile getirmek, yargının işleyişini eleştirmek ve anayasal değerleri savunmak da mesleki sorumluluğunun ayrılmaz parçasıdır. Bir baro genel kurulunda açıklanan görüşlerin ceza soruşturmasına konu edilmesi, demokratik tartışma ortamını ve bağımsız savunmayı doğrudan etkiler. Sayın Kanadoğlu ile görüş ayrılıklarımız olabilir. Ancak temel hak ve özgürlüklerin korunması, görüş birliği gerektirmez. Tam tersine, farklı görüşlerin özgürlüğünü de savunabilmek hukuk devletine bağlılığın gereğidir. Baro kürsüleri avukatlarındır. Savunma susturulamaz."












