İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" soruşturması kapsamında YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı.

Savcılıkça ifadesi alındıktan sonra tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Emir Sarıgül hakkında buradaki sorgusu sonucunda tutuklama kararı verildi.

Soruşturma kapsamında Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 15 kişi daha önce tutuklanmıştı.

MUSTAFA SARIGÜL'DEN AÇIKLAMA

Öte yandan YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şikayetçilerin iddialarının sahte banka dekontları, hileli sözleşmeler ve düzmece belgelere dayandığını ifade etti. Şahısların Türkiye'ye getirmeyi vadettiği yatırımlara ilişkin temasların, projelerin güvenilir olmadığının anlaşılması üzerine resmiyete dökülmeden sona erdirildiğini vurgulayan Sarıgül, ortada kamu veya kişi zararı bulunmadığını belirtti.

Şahısların ellerindeki sahte belgelerle kendisine ve ailesine şantaj yaptığını, sonuç alamayınca gazeteci Murat Ağırel ile iletişime geçtiklerini aktaran Sarıgül, Murat Ağırel'in belgelerden şüphelenip inceleme yaptığını ve haber yapmadığını belirtti. Sarıgül, gazetecinin bu sürece dahil edilip tutuklanmasından büyük üzüntü duyduğunu ve bunun haksızlık olduğunu kaydetti. Muhalefet milletvekili olarak yetkisini kötüye kullanabileceği bir kamu gücü veya imkanının bulunmadığını hatırlatan Sarıgül, 50 yıldır kamuoyunun gözü önünde olduğunu ve veremeyeceği bir hesabın bulunmadığını ifade etti.

İŞTE SARIGÜL'ÜN AÇIKLAMASININ TAMAMI

Sarıgül, şunları kaydetti:

"Şahısların ve projelerinin güvenilir olmadığının geç de olsa anlaşılması üzerine bu temaslar hukuki bir sonuç doğuracak aşamaya ve resmiyete dönüşmeden tarafımızca sona erdirilmiştir. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir. Dekontlar sahtedir. 100 avroluk bir dekont 100 milyon avro olarak değiştirilmiştir. Kurulduğu iddia edilen şirketler kurulmamıştır. Türkiye’ye getirilmiş ya da Türkiye’den çıkmış 1 avro dahi yoktur. Ortada bir kamu zararı yoktur. Şikayetçi sanıkların uğradığı bir zarar yoktur. Temaslar resmiyete dönüşmemiştir. Şikayetçilerin iddiaları, sahte banka dekontları, sahte noter tasdikleri, hile ile düzenlenen sözleşmelere, yani düzmece belgelere dayalıdır.

Böylesine soyut ve temelsiz suçlamalarla bırakın davayı, soruşturma bile başlatılmaması gerekirdi. Adalet sisteminden beklenen haksız isnatlarla, kişisel kin ve husumetlerle kişilerin itibarlarının zedelenmesini korumaktır. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslar ellerindeki düzmece belgeleri e-mail ve WhatsApp yoluyla bana ve aile üyelerime iletmiş ancak bu şantajlara boyun eğilmemiştir. Bu girişimlerinden sonuç alamayınca üzerimizde kamuoyu baskısı yaratmak için gazeteci Murat Ağırel’le temasa geçmişlerdir. Sayın Ağırel, kendisine ulaşan iddia ve belgelerden kuşku duymuş, inceleme gereği duymuş, avukatlarımızla da görüşmüştür. Şahıslar bunun üzerine benim, aile fertlerim ve gazeteci Murat Ağırel hakkında şikâyette bulunmuşlardır. Şahısların bu girişimlerinden e-mail ve WhatsApp yoluyla zaten haberimiz olduğu halde Sayın Murat Ağırel’in bize bilgi verdiğini, bizi koruduğunu iddia etmişlerdir.

Sayın Murat Ağırel’in yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmadığı gerekçesiyle bu soruşturmaya adının karıştırılması ve tutuklanmış olmasından son derece üzgünüm. Çok büyük bir haksızlıktır. Benim bir muhalefet milletvekili olarak kullandığım veya kullanabileceğim kamu gücüm, verebileceğim kamu ihalesi, arazisi, kredisi vb yoktur. Bu dolandırıcıları iş adamı sanmam bir kusur olabilir ama suç değildir.

Yaklaşık 50 yıldır kamuoyunun gözü önünde yaşıyorum. Yaptığım işler, bulunduğum makamlar nedeniyle gerekli mercilerce sayısız kez denetlendim. Hakkımda açılmış bir soruşturma, hesabını veremeyeceğim bir konu yoktur." ANKA

KAYNAKKoza TV