Isparta’nın Keçiborlu ilçesi Ardıçlı köyünde gül çiçeği hasadı başladı. Hasat sezonu açılış programında konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş ““Bu yıl gül çiçeğinde don olmasından dolayı bir rekolte düşüklüğü var ancak yağ kalitesinin yüksek olması ve taban fiyatlarının da yüksek açıklanmasıyla gül üreticimizin inşallah mağdur olmayacağını düşünüyoruz” dedi. Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’nin karşılandığı Isparta’da gül çiçeği hasadı başladı. İl genelindeki ilk güller Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyünde açtı. Sabahın erken saatlerinde toplanan güller vakit kaybetmeden bölgedeki tesislere ulaştırılarak dev imbiklerde damıtılarak gül yağına ve gül suyuna dönüştürülüyor. Gül yağının büyük bir kısmı ise ihraç ediliyor. Ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılara sunan gül hasat döneminde ağırladığı ziyaretçilerle de bölge halkı için önemli bir turizm getirisi sağlamakta. Bu yılın ilk güllerinin açtığı Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyünde hasat sezonu açılış programı düzenlendi. Programa Vali Aydın Baruş, Keçiborlu Kaymakamı Tahsin Aksu, Keçiborlu Belediye Başkanı Yusuf Murat Parlak, Senir Belediye Başkanı Tayfun Borazancı, köy muhtarları ve çiftçiler katıldı. Gül tarlasında açıklamalarda bulunan Vali Baruş, gülün Isparta için vazgeçilmez bir ürün olduğunu belirterek, “Bu yıl gül çiçeğinde don olmasından dolayı bir rekolte düşüklüğü var ancak yağ kalitesinin yüksek olması ve taban fiyatlarının da yüksek açıklanmasıyla gül üreticimizin inşallah mağdur olmayacağını düşünüyoruz. Gül; bizim için, Isparta için gerçekten vazgeçilmez bir bitki. Isparta doğasının ayrılmaz bir parçası. Mayıs ayı geldiğinde biz gül bahçelerinin açtığını gördüğümüze hayatımız bir kez daha renkleniyor, şenleniyor ve yaşama sevincimiz bir kat daha artıyor. Hem ekonomik bakımdan hem de Isparta’ya olan turizm hareketliliğinin son yıllarda artması bakımından gül bahçelerinin önemi büyük. Çünkü Isparta ekonomisi açısından da önemli bir gelir kaynağı ihracat kalemleri açısından da önemli bir gelir kaynağı” dedi. Dış dünyada özellikle gül ürünlerinin tanıtımı yönünde Isparta Ticaret ve Sanayi Odasının çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Gül yağı ve gül ürünleri açısından özellikle Uzakdoğu’da önemli bir pazar olduğunu düşünüyoruz. Yakında Ticaret ve Sanayi Odamızın davetlisi olarak da Güney Kore’den misafirler gelecek. Gül ürünleri insan vücudu, açısından son derece yararlı. Tüm Türkiye’den buraya misafirlerimiz geliyor ama ben bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu güzelliği dünyanın çok ender yerlerinde bulabilirsiniz. Gül bahçeleri içerisinde, mis kokular içerisinde dolaşmak, bu havayı teneffüs etmek ve bu manzarayı görmek gerçekten insanın yaşam sevincine bir kat daha değer katıyor. Tüm Ispartalıları gül bahçelerini ziyaret etmeye davet ediyorum. Gül mevsimi yaklaşık bir ay devam ediyor. Isparta tabiri caizse Türkiye’nin çiçek bahçesi hem gül hem lavanta hem diğer aromatik bitkiler konusunda Isparta’mızı geliştirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu pazarlarda Isparta ağırlığı daha iyi bir şekilde hissedilecek” diye konuştu. Ardından dua edilerek gül hasat sezonun açılışı gerçekleştirildi. Vali Baruş bahçe ziyareti sonrasında gül işleme tesisine giderek kazanlara gül döktü ve tesiste yapılan çalışmaları inceledi.
Ekonomi gündemi burada bitmiyor
Antalya’da Nisan Ayı İhracatı 238,4 Milyon Dolar Oldu

Antalya’da Genel Ticaret Sistemine göre ihracat 2023 yılı Nisan ayında 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 2,3 azalarak 238,4 milyon dolar, ithalat yüzde 41,8 artarak 177,3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi çerçevesinde üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,1 azalarak 19 milyar 331 milyon dolar, ithalat yüzde 4,8 azalarak 28 milyar 69 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Nisan döneminde ihracat yüzde 3,0 azalırken ithalat yüzde 7,1 arttı Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 azalarak 80 milyar 869 milyon dolar, ithalat yüzde 7,1 artarak 124 milyar 313 milyon dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 17,2 azalırken ithalat yüzde 3,0 arttı. Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ihracat, 2023 Nisan ayında yüzde 17,2 azalarak 21 milyar 807 milyon dolardan, 18 milyar 50 milyon dolara geriledi. Dış ticaret hacmi yüzde 7,2 azalarak 39 milyar 914 milyon dolar olarak gerçekleşti Nisan ayında enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç ithalat yüzde 3,0 artarak 21 milyar 219 milyon dolardan, 21 milyar 865 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve nakdi olmayan altın hariç dış ticaret açığı Nisan ayında 3 milyar 815 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 7,2 azalarak 39 milyar 914 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 82,6 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Nisan ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 590 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 163 milyon dolar ile ABD, 970 milyon dolar ile Irak, 954 milyon dolar ile İtalya, 945 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,1’ini oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 7 milyar 115 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 4 milyar 751 milyon dolar ile ABD, 4 milyar 177 milyon dolar ile İtalya, 3 milyar 943 milyon dolar ile Rusya Federasyonu ve 3 milyar 878 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,5’ini oluşturdu. İthalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Nisan ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 177 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 691 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 175 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 153 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 117 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,9’unu oluşturdu. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,8’ini oluşturdu Ocak-Nisan döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 17 milyar 253 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 14 milyar 136 milyon dolar ile Çin, 9 milyar 482 milyon dolar ile İsviçre, 8 milyar 757 milyon dolar ile Almanya, 4 milyar 821 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,8’ini oluşturdu. Antalya’da Genel Ticaret Sistemine göre ihracat 2023 yılı Nisan ayında 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 2,3 azalarak 238,4 milyon dolar, ithalat yüzde 41,8 artarak 177,3 milyon dolar olarak gerçekleşti. Isparta’da yüzde 22,8 azalarak 18,9 milyon dolar, ithalat yüzde 1,2 artarak 6,6 milyon dolar, Burdur’da yüzde 24,7 azalarak 16,0 milyon dolar, ithalat yüzde 25,7 artarak 13,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Kasa Boşaldı, Yeni Vergiler Bekleniyor
2022 Yılında Da Yapılan Ek Bütçenin Bir Benzerinin Kaçınılmaz Olduğu İfade Edilirken, Faturanın Ek Vergiler İle Vatandaşa Kesileceği Belirtiliyor.

Merkezi Yönetim Bütçesi, nisan ayında 132.5 milyar TL, yılın ilk 4 ayında ise 382.5 milyar TL açık verdi. 2023 yılının tamamında hedeflenen 629 milyar TL'lik bütçe açığının yüzde 60'ı sadece 4 ayda gerçekleşti. Deprem ve seçim harcamaları ile birlikte bu açığın daha da büyümesi bekleniyor. 2022 yılında da yapılan ek bütçenin bir benzerinin kaçınılmaz olduğu ifade edilirken, faturanın ek vergiler ile vatandaşa kesileceği belirtiliyor.
Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan SÖZCÜ Yazarı ve Vergi Uzmanı Nedim Türkmen , “Depremin yarattığı finansman ihtiyacını karşılamak için 17 bin Kurumlar Vergisi mükellefine getirilmiş olan ek vergiden yapılması düşünülen 70 milyar TL'lik tahsilatın, sorunun çözümüne etkisi olmayacağı için, yeni bir defaya mahsus ek vergiler gündeme gelecektir” dedi.
TEKRAR VERGİ ALINACAK
Görevine devam eden iktidarın, seçim ekonomisinin de etkisiyle verilen ciddi bütçe açığı nedeniyle ilk önce ek bütçe yapması gerekeceğini vurgulayan Türkmen, ek vergilerin ekim ayında Meclis açılınca gündeme geleceğini öngördüğünü kaydetti. Türkmen, “Bu vergiler; Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin 2022 yılı beyanlarının belirli bir oranı kadar tekrar vergi ödemeleri, araç sahipleri için ek Motorlu Taşıtlar Vergisi ve ek Emlak Vergisi olarak getirilecektir” diye konuştu.
Temmuzda vergi artışları başlar
Cumhurbaşkanı Kararı ile temmuz ayından itibaren vergi artışlarının başlayacağını ifade eden Nedim Türkmen, pek çok kalemde bunların görüleceğini dile getirdi. Katma Değer Vergisi ve özellikle Özel Tüketim Vergisi'nde oran artışlarına gidileceğini belirten Türkmen, “Alkol, sigara ve akaryakıtta Özel Tüketim Vergisi artışları ve Özel İletişim Vergisi'nde de oran artışları ilk planda yapılacaktır. Bütün bu artışlara rağmen; bütçe açığının yılın sonunda yine çok yüksek bir rakam olarak gerçekleşeceğini söylememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İktidar İlk Sınavını Ekonomide Verecek
Cumhurbaşkanlığı Seçiminden Sonra İktidarın En Önemli Gündeminin Yaşanan Ekonomik Krizin Üstesinden Gelecek Adımlar Atmak Olacağı İfade Ediliyor.

İkinci turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa kazansın, iş başına gelecek yeni iktidarın başlıca gündemi ekonomi olacak. Uzun süredir, halının altına süpürülen tüm problemler artık kaçınılmaz olarak masaya yatırılacak. Özellikle para piyasalarını altüst eden Merkez Bankası'nın uyguladığı politikalar geçici olarak dövizdeki yükselişi sınırlamış olsa da arkasında büyük bir enkaz bırakmaya aday.
21 Aralık 2022'de yaklaşan kur şokunu önlemek için kurgulanan Kur Korumalı Mevduatların (KKM) sadece Hazine'ye getirdiği ilave yük 92.5 milyar liraya ulaştı. Bir bu kadarlık ödeme yükümlülüğünün de Merkez Bankası tarafından karşılandığı tahmin ediliyor. Geçici bir tampon oluşturmak için devreye alınan kur korumaya rağmen yeni bir kur krizi de kapıda bekliyor.
Yeni iktidar muhtemelen ilk sınavını para piyasalarında verecek. Pazartesi sabahından itibaren, olası kur şokuna karşı atılacak adımlar aynı zamanda ekonomi politikalarının nasıl şekilleneceğine ilişkin ipuçlarını da verecek. Yüksek enflasyon, işsizlik, gelir adaletsizliği de acil çözüm bekleyen konular olduğu gibi, seçim meydanlarında sık sık dile getirilen ve vatandaşa çözüm vaadedilen konuların başında geliyor.
Pandemi sonrasında yatırım ortamındaki durgunluk, son 1.5 yıldır devam eden yüksek enflasyon ve ardından 11 kentte yaşanan deprem ekonomide ağır bir tahribat yarattığı gibi acil çözüme de ihtiyaç duyuluyor. İşte ekonominin artık kangrene dönüşen başlıca sorunları.
GELİR ADALETSİZLİĞİ
Yeni Ekonomi Modeli ile enflasyondan korunmak isteyenlerin taleplerini bir miktar öne çekmesi ile artan iç tüketim büyümeye destek olsa da ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi için ciddi adımların atılması gerekiyor. Nisan ayında ihracatta yaşanan büyük gerileme önlem alınmadığı taktirde ihracat rakamlarına da yansıyacak.
Gelir dağılımı ise asıl problem olacak. TÜİK verilerine göre 2016 yılında iş gücünün büyümeden aldığı pay yüzde 36.3 düzeyindeyken, bu oran 2022 sonunda yüzde 26.5'e kadar geriledi. Aynı dönemde sermayenin payı yüzde 47.5'ten yüzde 54.5'e çıktı. Üstelik tüm ekonomik göstergeler Türkiye'de en zengin yüzde 5'lik kesimin giderek daha fazla servet yapmasına karşın orta direk olarak bilinen kesimin 2021'den bu yana hızla yoksullaştığına işaret ediyor.
Ek bütçe kaçınılmaz
Merkezi Yönetim Bütçesi Nisan ayında 132'5 milyar TL, ilk 4 ayda 382.5 milyar TL açık verdi. İktidarın ek bütçe yapmadan yılı tamamlamasının mümkün olmadığı ifade ediliyor. Ocak-nisan döneminde bütçe gelirleri, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 38.6 yükselerek 1 trilyon 62 milyar 701 milyon liraya çıktı. Bütçe giderleri de aynı dönemde yüzde 83.9 artarak 1 trilyon 445 milyar 197 milyon lirayı buldu. Ekonomistler 1.5 trilyon liralık bir ek bütçeye ihtiyaç duyulabileceğini ifade ediyor.
Gerçek işsizler 8.3 milyonu buldu
Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 seviyesinde seyrediyor. Pek çok otorite tarafından “gerçek işsizlik oranı” olarak gösterilen ve iş aramaktan vazgeçmiş kimseleri de kapsayan geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 21.8 ile çok yüksek bir seviyede bulunuyor. Bir başka deyişle Türkiye’de çalışabilir durumdaki her beş kişiden biri işsiz. DİSK’in verilerine göre ise Türkiye’de gerçek işsiz sayısı 8.3 milyona ulaşıyor.
Kredi ve mevduat faizleri zirve yaptı
Merkez Bankası’nın Eylül 2021’den bu yana yaptığı faiz indirimleri ile politika faizi yüzde 8.5 düzeyine geriledi. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin de dile getirdiği gibi politika faizi artık önemsizleşti. Bankaların TL mevduat faizleri yüzde 40 olurken, ortalama ihtiyaç kredisi faizleri 19 Mayıs haftasında yüzde 39.28'e çıkarak 20 yılın zirvesini gördü. Krediye erişim de önemli bir problem oldu.
Enflasyonda zirveye yerleşti
Geçen yıl yüzde 85'i aşarak Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında enflasyon lideri olması izlenen para politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Türkiye G-20 ülkeleri içerisinde ise Arjantin'den sonraki en yüksek enflasyona sahip ülke oldu. Ayrıca resmi verilere göre enflasyon yüzde 43.6 düzeyine gerilemiş olsa da alternatif enflasyon hesaplaması yapan ENAG'a göre yıllık tüketici enflasyonu hâlâ yüzde 105 düzeyinde bulunuyor. Enflasyonun yılı yüzde 40 seviyelerinin üzerinde tamamlayacağı tahmin ediliyor. Üretici fiyatlarında yaşanan yükseliş ise yüzde 157'ye kadar çıktı.
Cari açık 54 milyar doları aşıyor
“Yüksek kur-düşük faiz” modeli tarihi bir cari açık ve dış ticaret açığına neden oldu. TCMB'nin açıkladığı son verilere göre, 2023'ün ilk çeyreğinde cari işlemler hesabı, 23.6 milyar dolar açık vererek rekora imza attı. 12 aylık cari açık ise 54.2 milyar dolar oldu.
İHRACATTA KAYIP
Nisanda ihracat yüzde 17 düşerek, pandemiden bu yana ilk sert gerilemesini yaşadı. Böylelikle dış ticaret açığı da son 1 yılda yüzde 44 artarak, Nisan 2023 itibarıyla 120.4 milyar dolara çıktı ve yeni bir rekor kırmış oldu.
Üretici Kadınların Stantları Yoğun İlgi Gördü

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentin birçok noktasında açtığı üretici kadın stantlarını, bu kez de Tarsus Kültür Park ile Yoğurt Pazarında kurdu. Büyük ilgi gören stantlarda Mersin’deki kadın üreticilerin yanı sıra, deprem felaketinin ardından Hatay’dan kente gelen kadın üreticiler de yer aldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi koordinesinde kentin dört bir yanında açılan üretici kadın stantları, bu kez de Tarsus Kültür Park ile Yoğurt Pazarı’nda kuruldu. Stantlarda Mersin’deki kadın üreticilerin yanı sıra, deprem felaketinin ardından Hatay’dan kente gelen kadın üreticiler de yer aldı. Üretici kadın stantları, bundan sonraki süreçte her Çarşamba Tarsus Kültür Merkezinde, her Cuma’da Yoğurt Pazarında periyodik olarak kurulacak. Yoğurt Pazarında kurulan stantlarda, Hatay’ın meşhur lezzetlerinden Tarsus’un Karakuş tatlısına, Gülnar’ın nohudundan Mut’un zeytinyağına, bal ürünlerinden hediyelik eşyalara kadar birçok el emeği ürün Mersinlilerle buluşturuldu. "El emeği ürünlerimiz, bu stantlarda görünür oluyor" Daha önce başka noktalarda kurulan kadın üretici stantlarında da yer aldığını söyleyen Zübeyde Şahin, "Yoğurt Pazarındayız. Evde ürettiğimiz ürünlerimizi getiriyoruz. Doğal ekşi mayalı ekmek yapıyorum, börek yapıyorum. Vahap Bey’e çok teşekkür ediyoruz, bizden desteklerini esirgemiyor her anlamda. Bütün üreten kadınlarımızın yanında oluyor. El emeğimiz bu stantlarda görünür oluyor" dedi. 6 Şubat’ta Hatay’dan Mersin’e geldiklerini anlatan Milya Fırsatbul, birçok farklı arıcılık ürünü ile stantta yerini aldı. Fırsatbul, "Bize 6 Şubat’tan bu yana kapılarını açan Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Mersin Büyükşehir Belediyesinin, kadınları destekleyici bu tür stantlar açtığını çok iyi bildiğim için, ‘bir gün ben de Antakya’dan Mersin’e geleyim ve bu stantlarda yer alayım’ diyordum. Gerçekten de kadını her zaman ön planda gören bir belediyecilik anlayışını görüyorum" ifadelerini kullandı. "Çocuklarım için doğal ürünlere rahatlıkla ulaşabilme şansım oluyor" Stantları gezen vatandaşlardan Pınar Erdaş, "İşe gidiyordum, her zaman yolumun üstü ve genelde bu aktiviteye hep denk geliyorum. Çocuklarım için doğal ürünlere rahatlıkla ulaşabilme şansım oluyor. Alternatif değişik ürünler gelmişti, o da hoşuma gittiği için alışveriş yaptım. Sesimizin daha çok duyulması gerekiyor. Daha fazla mecrada yer alabilmemiz için, böyle etkinliklere daha fazla yerde ulaşmamız gerekiyor" dedi. Üretici kadınların bir standı da Tarsus’ta kuruldu Tarsus Kültür Parkta kurulan üretici kadın stantlarında ise, Tarsus’a özgü iğne oyasından el emeği diğer örgü ürünlere, limon dondurmadan yine yöreye has kokulu çöreğe, karakuş tatlısından leziz mamullere kadar onlarca yiyecek bulunuyor. Tarsus’a özgü limon dondurması imal eden ve ilk kez üretici kadın stantlarında yer alan Semra Korkmaz, "Çok güzel geçti. Limon dondurması satıyorum. Arkadaşlarla tanıştığıma memnun oldum" ifadelerini kullandı.
Avrupa’yı Adana Serinletecek

Adana’da yıllık 500 bin set üretim kapasiteli 150 milyon dolar yatırımla kurulan klima fabrikasında ilk klimanın yıl sonu banttan inmesi bekleniyor. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Kubilay Kurluk, “Pandemide tedarik zincirinin kırılmasıyla gözler Türkiye’ye kaydı. Adana’dan bütün dünyaya klima satmayı planlıyoruz” dedi. Kentte uzun yıllardır faaliyet gösteren Kurluk İthalat İhracat Limited Şirketi, kendi markası ile piyasaya sunduğu klimaları Adana’da üretmeye karar verdi. Şirket, D-400 karayolu üzerinde bulunan yönetim binasının yanındaki 16 bin metrekarelik alana son teknolojiyle donatılmış fabrikayı kurmak için 2 sene önce çalışmalara başladı. Makineler geldi, üretim yılsonunda Fabrikanın kurulumu tamamlanırken yurt dışından getirilen makineler fabrikaya kurulmaya başlandı. Fabrikanın yılsonunda üretime girmesi ve artık Adana’dan dünyaya klima satılması hedefleniyor. “Adana’dan bütün dünyaya klima satmayı planlıyoruz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan FujiPlus Yönetim Kurulu Başkan Vekili Kubilay Kurluk, 150 milyon dolarlık yatırımı Adana’ya kazandırdıkları için mutlu ve gururlu olduklarını belirtti. Kurluk, “Yatırımlarımıza faz faz başlıyoruz ve yatırım bitimindeki maliyet yaklaşık 150 milyon dolar. Bu yatırımı Adana’ya kazandırdığımız için gururluyuz. Adana’dan bütün dünyaya klima satmayı planlıyoruz ve bunun için heyecanlıyız” ifadelerini kullandı. “Gözümüz Avrupa pazarınca olacak” Fabrikada ilk etapta yaklaşık 300 kişinin istihdam edileceğini, ilave bölümlerinde açıldıkça çalışan sayısının artacağını aktaran Kurluk, Avrupa’nın artık klimalarını Adana’dan alacağını ve zamandan tasarruf edileceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Pandemi döneminde tedarik zincirinin kırılmasıyla gözler Türkiye’ye kaydı. Türkiye, Çin’den sonra dünyanın en büyük beyaz eşya üreten ülkesi. Burada bizim yaptığımız yatırımlarla gözümüz Avrupa pazarınca olacak. Çin’in halihazırda hakim olduğu pazarları Türkiye’ye bağlamak ve bu ürünlerin ihracatını Türkiye’den yapmak istiyoruz.”






