Antalya HABERİ
Her pazar ’yangın’ korkusuyla uyanıyor, su dolu kovalarla nöbet tutup seslerini duyurmaya çalışıyorlar


Antalya HABERİ
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Alanya Kalesi’ni Yayalaştırma Projesi kapsamında yapımı devam eden Kale Kapısı, Kızılkule etabında incelemelerde bulundu. Başkan Yücel, “Yayalaştırma Projemizin son etabını kısa süre içerisinde tamamlayacağız. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla Teleferik ile Damlataş bölgesinden kaleye çıkan ziyaretçiler, Alanya Kalesi’nin tarihi ve doğal tüm güzelliklerini görerek Kızılkule İskele bölgesine kadar yürüyebilecek” dedi. Alanya Belediyesi’nin başlattığı 1. Derece Arkeolojik, Doğal, Tarihi ve Kentsel Sit Alanı tescilli Alanya Kalesi’nde Yayalaştırma Projesi sürüyor. Alanya Kalesi’ndeki ulaşım yoğunluğunun azaltılması, büyük otobüslerin alanda dolaşımının azaltılması, egzoz gazlarının çevre kirliliğinin önüne geçilmesi ve Alanya Kalesi’nin tümünün yaya olarak da gezilebilmesi amacıyla başlatılan proje kapsamında ilk olarak, Damlataş bölgesinden Ehmedek’e yakın bölgedeki surlara teleferik yapılmıştı. Başkan Yücel, uzun uğraşlar sonucu Alanya’nın tarihi bir hayali olan teleferiği hayata geçirmişti. Teleferik Projesinin ardından Teleferik - İçkale yürüyüş parkuru yapılarak yıllardır kapalı olan içkale ana giriş kapısı da açıldı. Doğaya uygun olarak tahtadan yapılan yürüyüş parkuru ve korkuluklarla vatandaşlar hem rahat hem de konforlu olarak Alanya Kalesi’ni gezmeye başlamış ve proje vatandaşlardan tam not almıştı. Birinci etabın ardından projeye devam eden Başkan Yücel, teleferikten Ehmedek bölgesine doğru olan yeni bir yürüyüş parkuru hayata geçirmiş ve teleferik ile kaleye çıkan ziyaretçilerin, yürüyüş parkurundan Ehmedek, Süleymaniye Cami, Bedesten ve kültür evleri gibi pek çok tarihi yapıya rahatlıkla ulaşabilmesini sağladı. Kesintisiz yürüyüş parkuru Alanya Belediyesi, Ehmedek bölgesinden kale kapısı ya da tünel olarak bilinen bölgeye gelen parkurun devamına yeni bir parkur yapımını başlattı. Yine tarih ve doğaya uygun olarak Kale Kapısı’ndan başlayan parkur, Kızılkule’ye kadar sürecek. Projenin son etabının da tamamlanması ile Damlataş’tan teleferik ile Alanya Kalesi’ne çıkan ziyaretçiler, kesintisiz yürüyüş yolları ile Kızılkule’ye kadar mükemmel bir parkurda yürüyüş yapabilecek. Başkan Yücel: En kısa sürede tamamlayacağız Son etap çalışmalarını yerinde denetleyen Başkan Yücel konuyla ilgili açıklama yaparak, “ Damlataş bölgesinden teleferik ile Ehmedek’e, Ehmedek’ten Kale Kapısı’na, Kale Kapısı’ndan da Kızılkule’ye kadar yürüyüş yollarını iyileştirmek ve hiç olmayan yeni yürüyüş alanlarını yaparak vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin bu bölgenin hem doğa güzelliklerini hem de tarihi güzelliklerini görmelerini sağlamak için projeye başlamıştık. Şu anda son aşamasına geldik. Biliyorsunuz ki Ehmedek’ten Kale Kapısı’na kadar olan parkuru geçen yıllarda tamamlamıştık. Şimdi de Kale Kapısından Tophane Kapısı’na kadar olan bölgenin yürüyüş parkurunu yapıyoruz. Bugüne kadar hiç kullanılmayan ama en güzel parkurlardan birisi olan bu yolu da Allah izin verirse en kısa zamanda tamamlayacağız ve halkımızın kullanımına sunacağız. Böylelikle vatandaşlarımız için Kızılkule İskele bölgesinden Kale Kapısı oradan Ehmedek ve Damlataş’a kadar artık yeni bir ulaşım bölgesi yeni bir gezinti alanı oluşturmuş olacağız. Şimdiden bu yollarımız Alanya’mıza ve Alanya’mızın tarihi güzelliklerine armağan olsun. Hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Antalya HABERİ

Antalya’nın Gazipaşa İlçesi’nde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, sonbahar şap aşılama programı kapsamında ilçe genelinde 4 bin 700 büyükbaş hayvana aşılama işlemi yaptı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü” programı çerçevesinde başlatmış olduğu mücadele çalışmaları sürüyor. Gazipaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, sonbahar ve ilkbahar olmak üzere hayvanlara yılda 2 kez yapılan aşılama çalışmalarına geçtiğimiz hafta başlamıştı. 1 Eylül-17 Kasım tarihleri arasında devam edecek olan “Sonbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası” dahilinde ilçede şu ana kadar toplam 4 bin 700 büyükbaş hayvanın aşılaması yapıldı. Küpeleme işlemleri de yapılıyor Gazipaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada yeni doğan hayvanların tanımlanması ve kayıt altına alınması için de ilçedeki büyükbaşların küpeleme işlemlerinin yapıldığı belirtildi. Ayrıca hayvan hareketlerinin devamlılığının sağlandığı kimlikleme ve aşılama çalışmalarının, hayvan sağlığında görevli veteriner hekimler tarafından önümüzdeki haftalarda da devam edileceği ifade edildi.
Antalya HABERİ
“Başımız Dik Alnımız Ak Görevimizin Başındayız”

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, emniyet güçlerinin gerekli evraklarda inceleme yaptıktan sonra “Suç unsuruna rastlanmamıştır” şeklinde tutanak tuttuktan sonra herhangi bir belgeyi götürmeden belediyeden ayrıldıklarını açıkladı. “Başımız dik, alnımız ak görevimizin başındayız” ifadesini kullanan Başkan Soner Çetin, “Yaşanan durumun benimle ya da belediyemizin hükmü şahsiyetiyle herhangi bir ilgisi yoktur. Rüşvet iddialarıyla ilgili olarak bazı memurlar suçlanmaktadır ve bu suçlamalar kurumsal değil kişisel olarak yapılmaktadır. Göreve geldiğimiz günden bu yana yolsuzlukla, rüşvetle ve suistimalle en büyük mücadeleyi biz yapıyoruz. Bunu da herkes biliyor. Adeta bir emniyet müdürü gibi bu tür işlerin peşine düşüyoruz ve kimseye taviz vermiyoruz” dedi. Başkan Soner Çetin, iddia edilen rüşvet suçunun bir memur suçu olduğunu ve belediyenin kurumsal yapısını bağlayan bir durum olmadığını vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü: “Devlet elbette görevini yapacaktır. Bizler de her türlü desteği sağlayacağız. Biz şeffaf bir yönetim anlayışı benimsediğimiz için her zaman bilgi ve belge vermeye hazırız. Zaten bu tür rüşvet gibi suçlara bulaştığını düşündüğümüz kişileri biz adli makamlara şikayet ediyor ve gereğinin yapılmasını istiyoruz. Emniyetten arkadaşlar bazı memurlarla ilgili suç iddialarıyla ilgili belediyemize geldiler, kendilerine her türlü kolaylığı sağladık işbirliğini yaptık. İstedikleri belgeler üzerinde incelemelerde bulundular.” İnceleme yapılan belgelerde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını belirten Başkan Soner Çetin, “Polis de zaten ‘suç unsuruna rastlanmamıştır’ şeklinde tutanak tutmuştur. Herhangi bir belgeyi de götürmemiştir. Bizler işimizi düzgün yapmanın vicdani rahatlığı içinde görevimizin başındayız. Aynı zamanda birlikte çalıştığımız mesai arkadaşlarımıza güveniyoruz, onların böyle bir suç işlediğine inanmıyoruz” şeklinde konuştu.

Antalya’da yaşayan Burçin Başol, 7 yıl önce arkadaşının tavsiyesiyle korku içinde devraldığı oto yıkama işini başarıyla yapıyor. Ojeli tırnaklarıyla oto yıkama, oto kuaför ve pasta cila işi yapan Başol’un en büyük hedefi ise iş yerini büyüterek daha fazla kadına istihdam sağlamak. Muratpaşa ilçesinde 7 yıldır oto yıkamacı işleten 37 yaşındaki Burçin Başol, erkeklerin ağırlıklı olarak yaptığı oto yıkama, oto kuaför, pasta cila işini başarıyla yapıyor. Öğrenim hayatını yarıda bıraktıktan sonra çeşitli işlerde çalışan ve işletmecilik hakkında tecrübe sahibi olan Başol’a, 7 yıl önce bir arkadaşından oto yıkama işletmesini devir alması yönünde teklif geldi. Hiçbir bilgisi olmaması nedeniyle korka korka bu alana giren Başol, kendini geliştirdi ve işi öğrendi. ’Herkes arabasını yıkatıyor’ sloganı çerçevesinde 7 yıldır ojeli parmaklarıyla oto yıkama, oto kuaför ve pasta cila işi yapan Başol, girişimcilik yapmak isteyen kadınlara da örnek oluyor. Evdeki kadının temizliğini araçlara yansıtan Başol’un en büyük hedefi ise iş yerini büyüterek birçok kadına istihdam sağlayabilmek. Başol, ücretsiz vale sistemi ile de sektöre farlılık katıyor. "Kendini geliştirdi" Burçin Başol, eğitim hayatını yarıda bıraktığını ve küçük yaşlardan itibaren iş hayatına atıldığını söyledi. 7 sene önce bir arkadaşının tavsiyesi üzerine oto yıkama işletmesini korka korka devraldığını anlatan Başol, “Arkadaşım işletemediği için bana, ‘sen yaparsın’ diyerek devretti. Ben de ilk başlarda çok korktum, makineyi bilmiyorum, elektrik çarpar mı diye düşündüm. Ama hepsinin tekniğini öğrendim. 7 sene oldu vazgeçemedim. Kendimi bu alanda geliştirdim, sadece yıkama işine bağımlı kalmadım. Otomobillerin parlatılması, pasta seramik, folyo kaplama eğitimleri alıyorum. İşimi severek yapıyorum. İlk bu işi yapamayacağım diye içimde bir korku vardı. Çocukluğumdan beri arabalara ilgiliydim.7 sene içinde kendimi geliştirdim” dedi. "Yıkadığıma inanamıyorlar" Bugüne kadar yaptığı işlerin içinde kendisini en mutlu edenin oto yıkama sektörü olduğunu dile getiren Başol, “Gelen misafirlerimizin hepsi, ’Bu işletmenin sahibi siz misiniz, siz mi yıkıyorsunuz, inanamıyoruz’ diye güzel sözler söylüyorlar. Ben de doğru yolda olduğuma inanıyorum. Güzel olumlu tepkiler alıyorum. Bütün kadınlarımıza da tavsiye ediyorum. Zaten temizlik işi kadınlarındır. ‘Biz yapamayız, edemeyiz’ diye bir şey yok. Görüldüğü gibi tazyik tutabiliyorum, içi zaten ev temizliği gibi. Evi nasıl süpürüyorsak, arabanın içini o şekilde süpürüyoruz. Kadınların bu anlamda daha titiz olduğunu düşünüyorum. Kadınların bu işi yapmasını çok isterim. İşi kendiniz bilmiyorsanız zor bir iş. O nedenle ben kendim öğrendim. Sıkıntı olduğu zaman veya işler arttığı zaman yıkama yapıyorum. İki personelimiz var, benimle 3 kişiyiz. Patron olsam da çalışıyorum” diye konuştu. "Daha çok kadına iş sağlamak istiyor" En büyük hedefinin iş yerini daha da büyüterek sadece kadınların çalıştığı bir yer haline getirmek olduğunun altını çizen Başol, “Kadınlara özellikle aileleri, ‘Oto yıkamada çalışma, erkek işi o’ gibi şeyler söylüyorlar. Kadınların bu işi yapabileceğini göstermek istiyorum. Sloganım’ Herkes arabasını yıkatıyor’. Kadın müşterilerim çok mutlu oluyorlar. Geliyorlar, çay kahve içiyorlar, kadın olduğum için ekstra bir güven var. Bir kadının araçlarını yıkıyor olması çok hoşlarına gidiyor. Benim elimin değmediği arabaları bile müşteriye teslim edilmeden önce son kontrolünü yapıyorum” ifadelerine yer verdi. Başol, vale sistemiyle iş yerlerinden kişinin aracını aldığı geriye ücretsiz şekilde bıraktıklarını sözlerine ekledi.
Antalya HABERİ

Asrın felaketinin vurduğu Hatay’da enkazın büyük çoğunluğunun kaldırılmasıyla farklı noktalarda devasa moloz dağları oluştu. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da meydana gelmişti. Asrın felaketiyle yerle bir olan Antakya’da enkazın büyük çoğunluğu kaldırıldı. Kent merkezinde binalardan çıkan molozlarda ilçe dışında insan yaşantısından uzak farklı noktalarda toplanıyor. Dağ halini alan molozlar, bölge halkı içinde kazanç kapısı olmuş durumda. Para kazanmak için molozlarda bulunan demirleri ayrıştıran depremzede vatandaşlar, evlerinin enkazında kazanç aramanın hüznünü yaşıyor. “Depremden önce borcum vardı, çalışıp onları ödüyorum” Yaşananların üzücü olduğuna dikkat çeken Vedat Yitik, “Büyük bir deprem yaşadık. Deprem değildi adeta kıyameti yaşadık biz o gün. İşimiz, evimiz ve hiçbir şeyimiz kalmadı. Devletimiz bize yardımcı oluyor ama yetmiyor. Depremden önce borcum vardı, çalışıp onları ödüyorum. Ekmeğimizi sağ olsun veriyor devletimiz. Bunlar bizim evlerimizin molozları, Hatay’ın. Rabbim kimseye yaşatmasın, biz yaşadık. Çok üzücü bir durum, yaşayan bilir” dedi. “Şuan molozlar dökülüyor, bizde ekmeğimizi çıkartmaya çalışıyoruz” Devlet tarafından her türlü imkanın sağlandığına dikkat çeken Tahir Yitik, “Anlatılacak bir şey değil, canımızın derdine düştük. Depremin ilk günleri çok zor durumdaydık. Yaşanacak bir şey değildi, kıyameti yaşadık. Evler yıkıldı, enkazda kaldık. Devletimiz sağ olsun, her türlü imkanı sağladı bize. Şuan molozlar dökülüyor, bizde ekmeğimizi çıkartmaya çalışıyoruz. Burası yıkılan evlerimizin molozları. Acılarım var, üzülüyorum” ifadelerini kullandı.
Hatay HABERİ