Antalya HABERİ
12. Uluslararası Gitar Festivali başladı


Antalya HABERİ

30. Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin Onur Ödülleri Töreni, muhteşem bir geceye sahne oldu. Bu yılki ‘‘Onur Ödülleri’’ Perran Kutman ve Cihan Ünal’a verildi.
Festivalin ulusal yarışma filmlerinden ’’Kıyıda”, “Annesinin Kuzusu” ve ‘’Ceylin’’ filmlerinin gösterimleri, yönetmen ve oyuncularının katılımlarıyla gerçekleştirildi.
Belgesel Film Yarışması ve Kısa Film Yarışması finalist filmlerinin gösterimi yapıldı. Adanalı sinemaseverlerin yoğun ilgi gösterdiği festival; söyleşiler, paneller ve özel gösterimlerle sürüyor.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar başkanlığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında 30. kez sinemaseverlerle buluşan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘’Onur Ödülleri’’ sahiplerini buldu. Gani Müjde’nin sunumuyla gerçekleşen törende ‘‘Onur Ödülleri’’ Perran Kutman ve Cihan Ünal’a takdim edildi.
Açılış konuşmasına; sanatçıları, sinema emekçilerini ve konukları selamlayarak başlayan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar; Altın Koza’yı marka haline sanatçıların getirdiğini belirterek, minnettarlıklarını ifade etti ve “Adana sanatı benimseyen, bilen ve seven insanların yaşadığı, çok sanatçı yetiştiren bir şehir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk sanata ne kadar önem veriyor ve seviyorsa, Adanalılar da sanatı o kadar seviyor. Adanalı olmaktan gurur duyuyorum. İlelebet payidar kalacak Cumhuriyetimizin 100. yılında, Adana Altın Koza Film Festivali’nin 30’uncusunu yapıyoruz. Festivalimiz her yıl bir öncekinden daha iyi oluyor. Türk sinemasına, tiyatrosuna ömürlerini veren, büyük başarılara imza atan, çok sevilen sanatçılarımız Perran Kutman ve Cihan Ünal’a, onur ödülünü kabul ettikleri için teşekkür ediyorum.” dedi.
Türk Sineması’nın usta ismi Perran Kutman’a ödülünü, Halil Ergün takdim etti. Perran Kutman ‘’Sinemamızın bir emekçisi olmak benim için onurların en büyüğü. Cumhuriyetimizin 100. yılında sinema adına yapılan bu organizasyonun bir parçası olmak o kadar mutluluk verici ki. Güzel insan demek Adanalı demek benim için. Sinemaya tutkulu insanların şehri demek. Pamuk demek, sanat demek, bereket, barış ve sevgi demek... Tüm Adanalılara, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum’’ dedi.
Festivalde Onur Ödülü’nü alan usta oyuncu Cihan Ünal’ın ödülünü, Zeydan Karalar ve Biket İlhan verdi. Cihan Ünal ‘’Eylül ayının son günlerinde, sonbahar yapraklarıyla örtülü bahçemizde rengarenk çiçekler açtı bu anlamlı ödülle. Altın Koza’da emeği geçen, başta sevgili, değerli belediye başkanımız Zeydan Karalar olmak üzere, tüm jüri üyelerine, etkinliğe katılan sanatçılara ve sanatseverlere sonsuz teşekkürler.’’ dedi.
Ödül töreni Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın Türk ve dünya sinemasından film müziklerinin yer aldığı muhteşem konseriyle sona erdi.
Yönetmenin ilk filmi: “Kıyıda
Yönetmen Büşra Bilginer; “bocaladığım, zorlandığım, film içinde çok şey öğrendiğim bir süreç oldu.”
Genç yönetmen Büşra Bilginer’in mezuniyet projesi olan filmiyle ilgili olarak; “Mimar Sinan Güzel Sanatlar’dan geçen sene ay mezun oldum. Üniversitede birinci sınıfta hikayeyi yazmıştım. Tamamen bir ailenin içinde herkesin ne kadar farklı yaralar alabildiğini yazdım. Hikaye zamanla evrilerek bu hale geldi. Karakterler çevremde gördüğüm tipler. Çok iyi tanıdığım karakterler üzerine hikaye yazdım. Babanın yokluğunun daha güçlü olacağını düşündük. Varlığını görmektense yokluğunu görmenin daha güçlü olacağını düşündük. Aslında mezuniyet projesi olarak başladım. Sonra mezuniyet projesinin ötesinde bir şey yapmak istedim. Sınırları zorlamak istedim. Boyumdan büyük işlere kalkıştım ama çok şanslıyım ki çok harika bir ekiple çalıştım. Herkes ben bu işin içindeyim diyerek destek oldu. Bocaladığım, zorlandığım, filmin içinde çok şey öğrendiğim bir süreç oldu” dedi.
“Annesinin Kuzusu”
Siz annenizin kuzusu musunuz, yoksa kurbanı mı?
Feride Çiçekoğlu: “Acılarımızın büyük kısmını aile içinde ediniyoruz ve bunları konuşmuyoruz.”
Yönetmen Umut Evirgen: “Filmlerimde, gözlemlediğim, maruz kaldığım, maruz bıraktığım şeyleri anlatmak istiyorum.”
Filmin senaryosunu yönetmen Umur Evirgen ile birlikte kaleme alan Feride Çiçekoğlu, filmle ilgili olarak “Alışılmışın dışına çıkmak istedik ama bunu kavramsal bir yerden yapmadık. Hikayenin sahici yanları da var ve bunu cesaretle yazmak istedik ve cesareti için yönetmenimizi kutluyorum. Bize çok çile çektirdiğini düşündüğümüz bir sözümüz var. Kol kırılır yen içinde kalır. Bizim acımızdır bu. Aile çok övülüyor, çok baş tacı yapılıyor. Acılarımızın büyük kısmını aile içinde ediniyoruz ve bunları konuşmuyoruz. Filmimiz kurmaca bir hikaye ama çoğumuz kendimizden izler bulmuşuzdur” dedi.
Filmin yönetmeni Umut Evirgen ise; “Aslında bir taraf tutmamaya çalıştım. Anneyi, babayı, çocuğu masum ya da suçlu göstermemeye çalıştım. Ben filmler daha çok bana değsin, benimle alakalı olsun istiyorum. Travma diye adlandırmak istemiyorum ama gözlemlediğim, maruz kaldığım, maruz bıraktığım şeyleri anlatmak istiyorum. Bu sebeple böyle bir film tercih ettim. Bu filmde annemle ilgili uğraştım, belki bir sonraki filmde babamla ilgili uğraşırım.” dedi. Maske altına sokmadan bütün benliğiyle kendisinde bıraktığı izleriyle, etkileriyle yaşadıklarını kurmaca karakterlerle anlattığını söyleyen Evirgen, “Akışı çok gerçekçi kurmadık. Tabi ki kurmaca ama bende bıraktığı hisler, duygular gerçek aslında” dedi.
Dünyadaki 650 milyon çocuğun hikayesi: Ceylin
Yönetmen Tufan Şimşekcan: “Orhan Kemal’in Bir Zamanlar Çukurova’da hikayesinden bu yana, hatta daha öncelerinden hiç değişmeyen bir sürece tanık olduk, paylaştık.
Ceylin’in yönetmeni Tufan Şimşekcan, gösterim sonrasında yapılan söyleşide, çadır kentteki çocukların süreçlerini gözlemlediklerini ve farkındalık yaratmak için bu filmi çektiklerini söyledi. Şimşekcan, “Filmimizle bu farkındalığı umarım oluşturabiliriz. Çünkü çok acı. Orhan Kemal’in Bir Zamanlar Çukurova’da hikayesinden bu yana, hatta daha öncelerinden hiç değişmeyen bir sürece tanık olduk, paylaştık. Adana’nın pek çok bölgesinde binlerce çadır var. Pek çok çadır kent var. Özellikle kız çocukları 12-17 yaş arasında başka bir çadıra götürüyorlar. Bu çadırlarda da erken yaşta zorla evlendiriliyorlar. Çocuk doğurmaya zorlanıyorlar. Orada bir çocuk, bir yevmiye demek. Çok acı duruma tanık olduk. Binlerce çadırda bu süreç devam ediyor. Bir nevi ortaçağ gibi yaşanıyor aslında. Bizler fark edemiyoruz belki ama filmle farkındalık yaratmak istiyoruz” dedi.
‘’Belgesel Film Yarışması’’ finalistleri seyirci ile buluştu
‘’Belgesel Film Yarışması’’ bölümünde ‘’Komünist Osman’’ ve ‘’İki Nehir Arasında’’ filmleri Adana’da seyirci karşısına çıktı.
‘’Kısa Film Yarışması’’ finalistleri gösterildi
Uluslararası Kısa Film Yarışması’nın finalistlerinden; Benhür Bolhava imzalı ‘’Koyun’’ , Doruk Can Kaya imzalı ‘’Ay Bulutta’’ , Handan İpekçi imzalı ‘’Diyet’’ , Yılmaz Özdil imzalı ‘’aforoz’’ , Elvin Adıgüzel imzalı ‘’Forgive me Tonight’’ ve Kiarash Dadgar Mohebi imzalı ‘’The Steak’’ belgeselleri gösterildi.
Ulusal Öğrenci Kısa Film Yarışması’nın finalistlerinden ise Boraz Yavuz Subaşı imzalı ‘’Pamuk Prenses ve Cice’’ , Zeynep Sude Karabulut imzalı ‘’Sonsuza Dek Birlikte?’’ , Ali Olgun imzalı ‘’Unconscious’’ , Hazan Beklen imzalı ‘’İnsan Örtüsü’’ , Orkun Alp Eğinlioğlu imzalı ‘’Gece’’ ve Veysel Ayvazoğlu imzalı ‘’Gözlerini Kapat’’ filmleri izleyiciyle buluştu.
Özel gösterim bölümünde ise ‘’Bars’’ , ‘’Carmen’’ ve ‘’Neruda’’ , ‘’Gölgesiz Kule’’ , ‘’Saman Altında Su’’ , ‘’Sararmış Yapraklar’’ , ‘’Kötülük Diye Bir Şey Yok’’ filmleri; ‘’Aşk, Ateş ve Anarşi Günleri’’ ve ‘’Sinema Hakikatinin İçinde Uzun Bir Yolculuk: Necip Sarıcı’’ belgeselleri izlendi.
Yamaç Okur’dan ‘’Bir Filmin Festival Yolculuğu’’
Festival kapsamında Çukurova Altın Koza Film Akademisi tarafından gerçekleştirilen paneller, Yamaç Okur’un konuşmacı olarak yer aldığı ‘’Bir Filmin Festival Yolculuğu’’ ile devam etti. Esas 01 Burda AVM Cinemapink’te yapılan etkinliğe sinema öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Yamaç Okur ‘’Bir filmi yaparken ilk yapılması gereken şey bir takvim oluşturmak. Her işte bu şekilde olmalı. Çok kapsamlı ve ayrıntılı bir takvim ve iş planı olmalı. Elbette hayatımız değişiyor plan da değişebilir. Ama her zaman bir B planı da olmalı. Kısa filmlerde, tamamen seyirciyi düşünerek bir plan yapılması gerekmiyor. İstediğinizi her şeyi özgürce yapıyorsunuz ve böylece farklı şeyler yapıyorsunuz. Kısa filmde hiçbir bahane yok her şey yapılabilir.’’ dedi.
Tufan Taştan ile ‘’İlk Filmin Serüveni’’
Çukurova Altın Koza Film Akademisi tarafından gerçekleştirilen bir diğer panel yönetmen Tufan Taştan’ın konuştuğu ‘’İlk Filmin Serüveni’’ oldu. Cinemapink’te yapılan panelde Taştan, kısa ve uzun metrajlı filmlerde, ilk filmin yapım sürecinden söz etti.
‘Sinematografinin Gücü’ paneli
‘’Sinematografinin Gücü’’ konulu, Görüntü Yönetmenleri Derneği’nin düzenlediği panelde ise yönetmen Serdar Akar, görüntü yönetmeni Eyüp Boz, gazeteci ve sinema yazarı Olkan Özyurt ve Prof. Dr. Nesrin Aysun Yüksel sinemaseverler ile sohbet etti. Görüntü Yönetmenleri Derneği’nden Emre Köktaş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde sinematografinin öneminden söz edildi.
Serdar Akar ‘’Sinemanın kendi dili vardır. Sinemada, açı, ölçek, hareket ve ışık olmadan ve tüm bunları doğru kullanmadan bir şey anlatamazsınız.’’ dedi.
Eyüp Boz ‘’Filme vakıf olan bir yönetmen her zaman tercihimdir. Ama böyle olmuyor her zaman. Bir sürü sorunla baş edebilmeniz için bir paydaşa ihtiyaç vardır. Bunu da görüntü yönetmeniyle daha rahat aşarsınız.’’ dedi.
Olkan Özyurt ‘’90’ların başında Türk filmi izlenir mi, denirdi. Sinemalarda Türk filmi gösterilmezdi. Eşkıya gelince; Hollywood filmi gibi, dendi. Görsel yenilenmeyi Türk Sineması 90’larda başlattı. Sebebi sanırım eğitimli kuşağın gelmesiydi. Sinematografi eldeki hikayeyi görsel bir anlatım ve dille anlatmaktır. Eldeki hikayenin görsel karşılığıdır aslında. İddialı görüntü yönetmenlerimiz var. Bazı filmlerde yabancı görüntü yönetmenleri var ve niye tercih ediliyor tam bilmiyorum merak da ediyorum.’’ dedi.
Prof. Dr. Nesrin Aysun Yüksel, ‘’Sinematografi, izleyiciye görev yükleyerek, izleyicinin başka okumalar yapmasını sağlıyor. Savaş filmlerinin cıvıl cıvıl olmasını bekleyemezsiniz. Atmosferin ve renk paletinin önemi büyüktür. Aklınızdan ne geçiyorsa o olanağı sağlayan bir enstrümanla karşı karşıyayız. Sinematografi çok güçlü. Bunu bir silah gibi düşünün. Bu silahı nasıl kullanmayı düşünmek gerekiyor.’’ dedi.
Türkiye’nin Festivali: Yöreler Renkle

Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin25 Eylül – 1 Ekim tarihlerinde düzenleyeceği Yöreler Renkler Festivali, ‘memleketin dört bir yanından’ türkülere, halaylara, horonlar ev sahipliği yapacak. Açılışında Sabahat Akkiraz’ın sahne alacağı festivalde, Karadenizli müzik grubu Koliva ve Kardeş Türküler de yer alacak.
Muratpaşa Belediyesi’nin Antalya’da bulunan 72 yöre, kültür, hemşeri, yardım ve dayanışma derneğiyle birlikte düzenlediği Yöreler Renkler Festivalinin yedincisi 25 Eylül – 1 Ekim tarihlerinde düzenlenecek. Bir hafta sürecek festival, bu yıl “Türkiye’miz Hepimizin” sloganıyla gerçekleştirilecek. Muratpaşa Atatürk Kent Meydanı’nda festival için kurulacak stantlarda yörelerinin yemeklerini, el sanatlarını, doğal ve tarihi güzelliklerini tanıtma ve birbirleriyle kaynaşma imkanı bulacak.
Festivalin açılışı İç Anadolu Gecesiyle olacak. Gecede Hüseyin Uğurlu’nun ardından Türk halk müziğinin güçlü sesi Sabahat Akkiraz sahne alacak. Akkiraz, konseri saat 20.30’da başlayacak. Festivalin ikinci günü ise Marmara ve Ege bölgelerine ayrıldı. Gecede “Yunus Emre’den Aşık Veysel’e” isimli repertuarıyla İlke Türkdoğan sahne alacak. Festivalin üçüncü günü düzenlenecek Doğu Anadolu Gecesi, Muratpaşa Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisiyle başlayacak. Gecede İhsan Güvercin ve Serpil Efe sahnede olacak.
Festivalde 28 Eylül Akdeniz Gecesi düzenlenirken sahnede Abdullah Gencer ve İsmail Çakır yerlerini alacak. 29 Eylül Karadeniz Gecesi’nde Koliva, 30 Eylül Güneydoğu Gecesi’nde ise Kardeş Türküler sahnede olacak. Festival 1 Ekim tarihinde Antalya’da yerleşik yabancıların kurduğu 7 dernekten oluşacak Komşu Ülkeler Gecesi’yle son bulacak. Festivalin son gecesinde Cenk Bosnalı dinleyiciyle buluşacak.

Adana HABERİ

Antalya HABERİ

‘’Orhan Kemal Emek Ödülleri’’, 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin açılış gecesinde, Türk Sineması’na sesiyle büyük emeği geçen Belkıs Özener ve senarist, yazar, yönetmen Ahmet Soner’e verildi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında 30. kez sinemaseverlerle buluşan Adana Uluslararası Altın Koza Film Festivali’nin açılış gecesinde Orhan Kemal Emek Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Emek Ödülleri, Türk Sineması’na sesiyle büyük emeği veren, Yeşilçam’ın şarkılarının unutulmaz sesi Belkıs Özener’ ve “Genç Sinema” hareketinin kurucularından senarist, yazar ve yönetmen Ahmet Soner’e verildi.
Törene sanatçılar, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, konuklar ve Adanalılar katıldı.
Merkez Park Amfi Tiyatro’da Yetkin Dikinciler’in sunumuyla gerçekleşen tören, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın açılış konuşmasıyla başladı.
Zeydan Karalar, “Adanalı sanata düşkündür, seçicidir ve sinemayı bilir.”
Hemşehrilerine, “Çok sevdiklerim, iki gözüm” diye hitap eden Başkan Zeydan Karalar, Adana’ya gelen sinema sanatçılarına da minnettarlığını iletti. Başkan Zeydan Karalar, “Cumhuriyetimizin 100. yılında festivalimizin 30’uncusunu yapıyor olmanın gururunu ve sevincini yaşıyoruz. Sinema birleştirici gücü olan, dili evrensel, çok etkili bir sanat dalıdır. Adanalı sanata düşkün, seçicidir ve sinemayı iyi bilir. Altın Koza’nın emeğe saygısı, bakışı çok önemli. Bu yıl Orhan Kemal Emek Ödülleri’ni Belkıs Özener ve Ahmet Soner gibi iki efsane isim aldı. Kendilerine saygılarımı sunuyorum. Cumhuriyet’in kurucusu ve ülkemizin kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk sanata değer vermeseydi bugün böyle güzellikler yaşayamazdık. Hoşçakalın, Atatürk'le kalın” dedi.
100. Yılını kutladığımız Cumhuriyetin bilime ve sanata çok önemli insanlar yetiştirdiğini belirten Başkan Zeydan Karalar şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün özünde işaret ettiği buydu. Mustafa Kemal Atatürk; ‘Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ demiştir. Sinema kulübü kuran Öğretmen Ziya Darandeli’nin Adana film festivali yapma girişimiyle Altın Koza Film Festivali’nin temeli atıldı. Altın Koza bir öğretmenin eseri. Ziya Darandeli’yi huzurlarınızda saygıyla anmak istiyorum.”
Başkan Zeydan Karalar, 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin içeriğiyle ilgili de bilgi aktardı.
Belkıs Özener: “Beni yeniden parlatan sizlersiniz. Ölsem de gam yemem.”
Belkıs Özener’e ödülünü oyuncu Binnur Kaya takdim etti. Özener ödülünü alırken, “Çok bekledim. 40 sene sustum. Bu ses benim, demedim. Adım yazılmadı. Benim sesimi biliyordunuz ama beni tanımıyordunuz. Şimdi karşınızdayım. Sizleri çok seviyorum. Size karşı kendimi borçlu hissediyorum. Çünkü beni merak ediyordunuz. Beni yeniden parlatan sizlersiniz. Onun bilincinde kendi değerimi anladım. Arka arkaya 130’un üzerinde onur ödülü aldım. O zaman da değerimi anladım. Ama şimdi sizi gördüm ya, ölsem de gam yemem. İşte emek bu. Bu ödülün Cumhuriyetimizin 100. yılına rastlaması da ayrı bir güzellik” dedi. Seyircinin dakikalarca ayakta alkışladığı Belkıs Özener, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve tüm Adana’ya teşekkürlerini iletirken, “Sevemedim Karagözlüm” şarkısını söyleyerek seyirciyi selamladı.
Orhan Kemal Emek Ödülü’nün bir diğer sahibi; Türk Sineması’na büyük emek vermiş, yönetmen, senarist, yazar Ahmet Soner’e ödülünü, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile birlikte Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü takdim etti. Soner ödülünü alırken; “Orhan Kemal çok üretken ve çok çilekeş bir yazardı. Onun adına bu ödülü alıyor olmaktan çok mutluyum. Işıklar içinde yat Orhan Kemal” dedi.
Jüri Başkanı Ömer Faruk Sorak: ‘’Eğer çektiğin film Adana’da izleniyorsa emin ol tutar.”
Açılış gecesinde, “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’’ Jüri Başkanı yönetmen Ömer Faruk Sorak da konuşma yaptı. Sorak “Meslekte 30. yılım ve 30. yılda böyle bir festivale jüri başkanı olarak layık görülmem beni çok mutlu etti. Seçici kurula ve jürideki arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sinema filmi çekmeye başladığım dönemde İstanbul’da ‘’Eğer çektiğin film Adana’da izleniyorsa emin ol tutar’’ derlerdi. Ve ben bunu tecrübe ettim. Yaptığım filmlerin, Adana’da izlenenlerinin ne kadar çok izlendiğini şahsen tecrübe ettim. Bu sebeple sizlerin sanata olan sevgisine ve saygısına sonsuz teşekkür ediyorum. Çok güzel bir festival geçirmeniz dileğiyle” dedi.
Ödül töreninin ardından sahne alan Candan Erçetin, film müzikleri ve sevilen şarkılarından oluşan repertuarıyla açılış törenini izlemeye gelen Adanalılara keyifli bir gece yaşattı. Erçetin, binlerce kişinin katılımıyla şarkılarını dev bir koro eşliğinde seslendirdi. Konser sonunda sanatçıya, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve eşi Nuray Karalar çiçek takdim etti.
30.Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin ilk günü programında, Vadullah Taş tarafından hazırlanan “Cumhuriyet’in 100. yılında Türk Sineması’nda 100 Kadraj” fotoğraf sergisinin açılışı da yapıldı. Esas01 Burda AVM'de açılan sergi, festival boyunca açık olacak.