CHP Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmaya yönelik eleştiri ve çekincelerinin bulunduğunu ancak buna rağmen Mekke Anlaşması’na "evet" diyeceklerini belirtti.
Risklere dikkat çekmenin yanı sıra Türkiye’nin çıkarına olabilecek fırsatları değerlendirmenin de sorumlu siyasetin gereği olduğunu vurgulayan Sarı, "Mekke Anlaşması’na ilişkin tutumumuzu, yalnızca riskleri sıralayıp anlaşmanın Türkiye’ye sağlayabileceği imkânları yok sayarak değerlendiremeyiz. Geçen haftaki basın toplantımızda bu anlaşmanın Türkiye’ye yeni bir jeopolitik alan açabileceğini ve savunma iş birliği bakımından önem taşıdığını anlattık. Asker gönderme yetkisinin de TBMM’ye ait olduğunu ve bu yetkinin korunması gerektiğini vurguladık." ifadelerini kullandı.
Sarı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun da başlangıçta İran’la olası bir çatışma ihtimalinden endişe duyduğunu, ancak İran’ın yaptığı açıklama ve anlaşma metninin Meclis’e sunulmasının ardından bu kaygılarının giderildiğini ifade ettiğini aktardı.
YENİ PARTİ HAYIR DİYECEK
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde gerçekleştirilen dış politika toplantısında ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uygun bulunduğuna dair kanun teklifi masaya yatırıldı. Toplantıda, anlaşmanın Türkiye’nin 10 yılını ipotek altına aldığı, taraf ülkelerin güvenlik risklerini Türkiye’ye yüklediği ve imza sürecinin Anayasa’ya aykırı yürütüldüğü gerekçesiyle kanun teklifine "hayır" oyu verme kararı alındı.
7 Ağustos’ta imzalanan 16 maddelik anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan parti kurmayları şunları kaydetti:
Anlaşma süreci en başından itibaren sorunlu şekilde yürütüldü. TBMM’ye gelecek ama bakanlar toplandı, genel sekreter atandı, bazı tavizler verildi. Bu, Meclis’i yok saymaktır. Daha Meclis’te onaylanmamış bir anlaşma, yürürlükte gibi davranmak gayrımeşrudur, Anayasa’ya ve yasalara aykırıdır.
Bölgede savaş durumu var. Bu gibi anlaşmalar barış durumunda yapılır. Bir ülkeye ‘Sana saldırırlarsa bana saldırılmış sayacağım’ diyoruz. O ülkelerin güvenlik riski başka bizimki başka. O riskleri, o tehditleri yüklenmiş oluyoruz. Bu ortama girmek, Türkiye’yi riske sokmak, Mehmetçik’in hayatını tehlikeye atmak demektir.
Önümüzdeki 10 yılı ipotek altına alıyor. Anlaşmadan 10 yıl boyunca çıkış yok. Bu örneği görülmemiş bir şey. Türkiye’de seçimle gelen bir iktidarın süresi beş yıl. Yarın iktidar değişse anlaşma 10 yıl daha yürürlükte kalacak. Üstelik bu Mehmetçik’in canını, Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren bir konu. Bu anlaşmayı desteklememiz mümkün değil.












