İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırıda 11 çocuğun yaralandığını, 3'ünün durumunun diğerlerine göre daha kritik olduğunu, 1'inin taburcu edildiğini söyledi.
Bakan Çiftçi ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Turgutlu Devlet Hastanesi'nde yaralı öğrencileri ziyaret etti.
Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, okulun bir öğrencisinin, anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle okula 80-100 metre mesafede okula giden çocukların üzerine ateş ettiğini belirterek, "Saldırı neticesinde toplam 11 yavrumuz, çocuğumuz yaralandı. Bunlardan 3 tanesinin durumu diğerlerine göre daha kritik. Şu anda ameliyattan da çıkmış durumdalar, yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. Diğer 8 çocuğumuzdan birisi taburcu oldu. Geriye kalan 7 çocuğumuzdan 3 tanesini az önce hastanemizde ziyaret ettik. Onların durumu gayet iyi." ifadelerini kullandı.
Çiftçi, İçişleri Bakanlığının 2 mülkiye başmüfettişi, 2 polis başmüfettişi görevlendirdiğini kaydederek, Milli Eğitim Bakanlığının da 2 başmüfettiş görevlendirdiğini bildirdi. Olayın bütün yönleriyle soruşturulacağını dile getiren Bakan Çiftçi, herhangi bir sorumluluğu, ihmali olanların tespit edileceğini belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığının 20 psikososyal destek ekibi görevlendirdiğini, bu sayının yarın 27'ye çıkacağını bildiren Çiftçi, olayın adli yönden de soruşturulmasının Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla yürütüldüğünü ifade etti.
AİLELERE ÇAĞRI YAPTI
Çiftçi, okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmediklerini vurgulayarak, "Burada devletin diğer kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var. En başta da ailelere düşen görevler var. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde hangi internet sitelerine giriyorlar, bunları mutlak suretle takip, kontrol etmeliler. Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah anneannesinin üzerine kayıtlı, dedesinin evinde. Çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu, tamamen ailelerin alacağı tedbirler beyanında, ailelere düşen bir görev. İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Eğer topyekun olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelecek, bu tür hadiseler de yaşanmamış olacak." ifadelerini kullandı.
AA