2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kozinoğlu’nun mezarının açılarak yeniden incelenmesine karar verdi.
Bu gelişmeden sonra Tuncay Özkan, Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk'e konuştu dehşete düşüren açıklamalar yaptı.
Öztürk, bu iddiaları köşesine taşıdı ve şunları aktardı:
Gazeteci-yazar, televizyon programcısı Tuncay Özkan, Ergenekon soruşturmaları döneminde önemli açıklamalar yapıyor, kolay kolay kimsenin cesaret edemediği konuları gündeme taşıyordu. Tutuklandı.
Kozinoğlu ile odalarının arasında iki oda vardı. Gidiş-dönüşlerde mazgal deliğinden görüyor, selamlaşıyorlardı. O gün, cezaevinde farklı bir şeyler oluyordu. Acil durumlarda butona dana sık basılıyordu.
Tuncay Özkan, o gün yaşananları ve dana sonra öğrendiklerini şöyle anlattı:
“Kaşif Kozinoğlu’nun odasından zile uzun uzun basıldı. Zile basmayla, gelme arasındaki mesafe çok uzadı. Çok uzun süre basılmasına rağmen gelmesi gereken süreden çok daha sonra geldiler. Biz tabii böyle durumlarda cezaevinde o odada bir sağlık sorunu olduğunu anlıyoruz.
Kulaklarımızı kapıya dayadık, hareketlere mazgal deliğinden bakıyoruz. Zile basılmasının üzerinden neredeyse yarım saat geçti. Ondan sonra geldiler. Oradaki arkadaşların bize anlattığına göre Kaşif Bey, tekerlekli sandalyeye oturtulup götürülüyor.
En dış kapıda bekleme süresi oluyor. O bekleme süresinden sonra bir ambulans geliyor, ona bindiriliyor. Bu ambulans gidiyor. Sonra yolda çok garip bir durum yaşanıyor.
KÖPRÜ ALTINDA BEKLENİYOR
İçinde Kaşif Kozinoğlu’nun bulunduğu ambulans, hastaneye gitmeyip Silivri’de köprünün altında duruyor. Bunu nereden biliyoruz? Mahkemede denildi ki, ‘Ambulans neden direkt hastaneye götürmedi?’ Bu soru üzerine, ‘O ambulans müdahale için yeterli değilmiş. Bir başka ambulansın gelmesi beklenmiş’ denilmiş. Ondan sonra orada da en az 20 dakika diğer ambulans beklenmiş. Onun üzerine o kadar beklenmediği söylendi.”
YENİ Parti İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, “Soru şu: Kaşif Kozinoğlu’nun kalp sıkıntısı var. İlk yapılacak şey hastaneye ya da ilk sağlık birimine götürülmesidir. Cezaevinin içindeki sağlık birimi zaten gece çalışmıyor. Sağlıktan anlayan herhangi bir kimse yok. İnfaz koruma memuru yok. Zaten burada infaz koruma memurlarının ihmali ortada. Ayrıca, o zaman kadronun önemli bir bölümünün Fethullahçı olduğunu hepimiz biliyorduk. Bunlar özel seçilmiş, oraya getirilmiş bir kadrodur.
SUİKASTE KURBAN GİTTİĞİNE İNANDIK
Ondan sonra da, Silivri Devlet Hastanesi’ne ya da oradaki en yakındaki bir sağlık kurumuna değil de bir başka ambulansın gelmesi için hasta bir ambulansın içinde bekletilir? Yani biz o günden sonra oradaki mahkumlar sürekli olarak, Kaşif Kozinoğlu’nun, Allah rahmet eylesin, öldürüldüğüne, bir suikasta kurban gittiğine inandık.
Cezaevinde zile basılma süresiyle, gelme süresi arası taş çatlasa üç-beş dakikadır. Ama burada zile uzun süre basıldı. Çünkü orada yapılacak başka bir şey yok. Ya içeride, çatışma var, kavga var ya da bir hastalık durumu var.
O saatte başka bir şey olması mümkün değil. Biz bir hastalık durumu olduğuna kanaat getirdik. Mesela biz avukat girişinde görüşürdük, birbirimizi görüp selamlardık. Adam çok sağlıklıydı. Mesela ben gidip gelirken koğuş kapısı, onların koğuş kapısı da açılır, bir başkasını içeri alacaklar.
O sırada görüyorum. Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla çok güzel spor yapardı. Ama maalesef bunlar yaşandığı için öldü gitti adamcağız. Allah rahmet eylesin.”
Cezaevinde Tuncay Özkan’ın fare zehriyleyavaş yavaş zehirlenmek istendiği de yapılan tahlillerde ortaya çıkmıştı.
Onun, ölümden döndüğü de yurt içi ve yurt dışı tahlillerde hep söylenmişti. Özkan’a da geçmiş olsun...
KAYNAKKoza TV