Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre deprem, yerin 12,33 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
Hatay HABERİ
Hatay'ın Erzin ilçesinde saat 22.25'te 3,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından (AFAD) yapılan açıklamaya göre deprem, yerin 12,33 kilometre derinliğinde gerçekleşti.
Hatay HABERİ
Filistin Eylem Komitesi Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelerek Gazze’ye destek yürüyüşü düzenledi.

Yapılan açıklamada Gazze ablukasına derhal son verilmesi ve İsrail’e tam ambargo çağrısı yapıldı. Açıklamanın ardından eyleme katılanlar arasından bir kişi gözaltına alındı.
Filistin Eylem Komitesi’nin çağrısıyla Kadıköy Süreyya Operası önünde toplanan yurttaşlar, İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırılarını protesto etmek ve Gazze'de yaşanan açlık krizine dikkat çekmek için yürüyüş düzenledi.
“Soykırıma, açlığa, ablukaya direnen Gazze’nin yanındayız” yazılı pankart açan yurttaşlar, “Nehirden denize özgür Filistin”, “Kahrolsun Siyonist İsrail devleti”, “Soykırımı izleme tam ambargo uygula” , “Gazze’de çocuklar açlıktan ölüyor” sloganları atarak Süreyya Operası önünden Kilise Meydanı’na (Kalkedon) yürüdü.
Yurttaşlar ellerindeki tencere ve tavalara kaşıklarla vurarak İsrail’in Gazze'ye yardım malzemeleri girişini engellemesini protesto etti.
"Filistinliler yalnızca bomba ve kurşunlarla değil, açlık sebebiyle de hayatını kaybediyor" Filistin Eylem Komitesi’nden Sacide Uras tarafından yapılan basın açıklamasında Gazze Şeridi’nde İsrail işgal rejimi tarafından, ABD’nin tam desteğiyle gerçekleştirilen soykırımın neredeyse iki yıldır devam etiğini belirtilerek, “60 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, nüfusun tamamına yakınının yerinden edildiği, hastaneler dâhil sivil altyapının büyük ölçüde ortadan kaldırıldığı soykırım koşullarında Filistinliler yalnızca işgalcilerin bomba ve kurşunlarıyla değil, aynı zamanda kendilerine dayatılan açlık sebebiyle de hayatını kaybediyor.” denildi.
"Bugüne kadar en az 150 kişi açlıktan öldü" Açıklamada, İsrail’in Gazze’yi tam abluka altına alarak gıda ve ilaç dâhil her türlü insani yardım girişini tamamen bloke edildiği hatırlatıldı ve “Bugüne kadar aralarında çocukların da olduğu en az 150 kişi, sorumluluğu tamamen işgalcilere ve işbirlikçilerine ait olan bu kıtlık sebebiyle açlıktan öldü. Önümüzdeki gün ve haftalarda bu sayının çok daha artması bekleniyor” ifadeleri kullanıldı. Gazze’deki kıtlığın derhal durdurulması çağrısında bulunan komite, Gazze’de yaşayan Filistinlilerin temel ihtiyaçlara erişiminin hemen, koşulsuz ve kesintisiz şekilde sağlanması istendi.
"İsrail'e tam ve mutlak ambargo" Açıklamada, Türkiye’nin İsrail ile olan diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürmesi eleştirilerek, “Yalnız bırakılan Filistin halkının açlıktan ve soykırımın diğer veçhelerinden kurtulması, kendi toprağında yaşamaya devam etmesi ve özgürlüğüne kavuşması, Siyonist işgal devletinin her alanda tamamen yalnızlaştırılması, tam ve mutlak bir ambargo uygulanması ve sonuç alıcı yaptırımlara uğratılması, işlediği suçlardan ötürü hesaba çekilmesi ve cezalandırılmasından geçiyor” denildi.
Eyleme polis gözaltısı
Açıklamanın son bulmasının ardından eyleme katılan bir kişi polis ekiplerince gözaltına alındı. Eyleme katılanlar ise polislere tepki gösterdi. Polis aracına bindirilerek karakola götürülen kişinin gözaltına alınma nedeniyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
İstanbul HABERİ
Ardahan'da şap hastalığı nedeniyle her hafta onlarca hayvanın telef olduğunu belirten bir üretici, "Köyde hayat bitti, dağ taş hayvan ölüleriyle dolu" diyerek isyan etti. Yetkililerin sessizliğine tepki gösteren vatandaşlar, önlem alınma…

Ardahan genelinde etkisini artıran şap hastalığı, hayvancılıkla geçinen aileleri derinden sarsıyor. Haberler.com olarak gündeme taşıdığımız olayın ardından bölgeden gelen görüntüler, durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Hayvanlarını kaybeden üreticiler, yetkililerin hala harekete geçmemesinden şikayetçi...
Şap hastalığı nedeniyle her hafta çok sayıda hayvanını kaybettiklerini belirten bir vatandaş, "Köyde hayat bitti. Nerede bu yetkililer? Allah sen yardım et. Milletin hayvanı hep ölüyor. Her hafta 10 tane hayvanımız ölüyor. Dağ taş hep hayvan ölüleriyle dolu" sözleriyle yaşadıkları dramı anlattı.
Bölge halkı, veteriner desteği, ilaçlama ve karantina gibi temel önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyor. Yerlerde yatan ve telef olan hayvanların görüntüleri, hastalığın boyutunu net şekilde ortaya koyarken, üreticiler önlem alınmaması durumunda bölgesel bir ekonomik çöküş yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Ardahan genelinde hızla yayılan şap hastalığı nedeniyle üretici zor günler geçirirken, veterinerlerlerin muayene ücretlerine yüzde 400'e varan zam yaptığı iddiası tepkilere neden oldu. Hayvan ölümleriyle mücadele eden bölge halkı, yetkililerden yardım beklerken karşılaştıkları bu artışla adeta ikinci kez mağdur oldu.
Vatandaşlar duruma tepkili. Hayvanları birer birer ölen üreticiler, en temel sağlık hizmetine ulaşmakta zorlandıklarını belirterek, "Köylerde salgın var, insanlar yardım bekliyor. Bu zamanda veteriner ücretine yüzde 400 zam yapmak vicdana sığar mı?" ifadeleriyle tepkilerini dile getiriyor.
Ardahan HABERİ
Başakşehir'de kediyi vahşice öldüren Burak A., emniyetteki ifadesinde kediyi daha önce sevdiğini ancak kucağına almak isterken saldırıya uğradığını öne sürdü.

Refleksle fırlattığını, ardından sinirlenip tekmelediğini belirten Burak A., "Gözümü hırs bürüdü, o an kediyi can düşmanım gibi gördüm. Neden böyle yaptığımı bilmiyorum. Pişmanım" dedi.
İstanbul Başakşehir'de yaşanan vahşet, hayvanseverleri ve kamuoyunu derinden sarstı. Başak Mahallesi Yeditepe Evleri Sitesi'nde bir şahıs, apartman girişinde kucağına aldığı kediyi yere koyduktan sonra kuyruğundan tutarak defalarca yerden yere vurdu. Ardından köşeye sıkıştırdığı hayvana tekmeler savurdu. Şiddet anları güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.
Büyük acı çeken Kedi, kapının açılmasıyla güçlükle dışarı kaçmayı başarsa da, veterinerde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. İç organlarının parçalandığı öğrenilen kedinin sahibi Serpil Daşçı Pilavcı, yaşadıkları travmayı şöyle anlattı: "Altı yıldır bizimleydi, doğduğundan beri. Veteriner, iç organlarının parçalandığını söyledi. Ben bu adamın içeriden çıkmasını istemiyorum. Bu bir hayvana değil, bir çocuğa da yapılabilirdi."
Polisin titiz çalışması sonucu saldırganın Burak A. olduğu belirlendi ve adresinde yakalanarak gözaltına alındı. Ekol TV muhabiri Çağdaş Evren Şenlik'in ulaştığı bilgiye göre, emniyette verdiği ifadede Burak A. şu sözleri kullandı: "Daha önce sevdiğim kediydi. Kucağıma almak isterken bana saldırdı. Refleksle fırlattım, sonra çok sinirlenip tekmeledim. Gözümü hırs bürüdü. Madde ya da alkol etkisi yoktu. O an onu can düşmanım gibi gördüm. Pişmanım."
Olay sosyal medyada büyük infial yaratırken, hayvanseverler ve sivil toplum kuruluşları saldırgana en ağır cezanın verilmesi çağrısında bulundu. "Bu bir kedi değil, cana kast" yorumları öne çıkarken, olayla ilgili yargı sürecinin yakından takip edileceği bildirildi.
İstanbul HABERİ
Adana'da orman yangınları nedeniyle tutuklanan 3 şüphelinin terör bağlantısı olmadığını Adana Valisi Yavuz Selim Köşger açıkladı ve olayların vatandaşların tarla açma girişimlerinden kaynaklandığını belirtti.

Adana'da son günlerde art arda çıkan orman yangınlarına ilişkin soruşturma kapsamında, İHA ve SİHA'lar ile karadan yapılan denetimler sonucunda önemli bir gelişme yaşandı. Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin bölgeye yerleştirdiği fotokapanlar ve havadan yapılan izleme çalışmalarıyla, 25 Temmuz saat 21.00 sıralarında başlayan bir yangın, Bayraktar TB2 İHA'sı tarafından 2 dakika içinde tespit edildi.
Yangının tespitinin ardından, şüpheli bir araç İHA tarafından takip edildi ve durduruldu. Araçta bulunan 3 şüpheli, jandarma ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, 'yangına sebebiyet vermek' suçlamasıyla tutuklandı. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, tutuklanan 3 şüphelinin terör bağlantısı bulunmadığını vurguladı. Vali Köşger, 'Havadan İHA ve SİHA'lar, karadan jandarmamız sahada devriye geziyor. Gereken cezalar uygulanıyor.
Geçtiğimiz günlerde şehrimiz civarında İHA ile tespit edip yakaladık. Terörle bağlantısı yok, daha çok vatandaşlarımızın tarla açma gayretiyle yaptığı bir şey. Vatandaşlarımızın şunu bilmesi gerekiyor; orman alanları anayasa güvencesi altındadır. Ormanları yakarak ya da başka şekilde ele geçirmek mümkün değil. 100 yıl da geçse orman vasfını yitirmez. Üzerine bina da yapsanız, gökdelen de yapsanız, yıktırır ve yeniden orman vasfına döndürürüz. Orman alanlarına bina yaparak ya da başka yollarla sahiplenmek mümkün değil. Vatandaşlarımız dikkatli olsun; hem sıkı denetimler hem de ağır cezalar var' dedi.
Adana HABERİ
Tokat'taki Komana Antik Kenti'nde devam eden kazı çalışmalarında 4 kadın işçi yer alıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Burcu Erciyas, kadın işçilerle çalışmanın kendileri için bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti.

Tokat'taki Komana Antik Kenti'nde süren kazı çalışmalarında, bölgede bulunan köyde yaşayan 4 kadın da işçi olarak görev alıyor.
Komana Antik Kenti'nde yürütülen çalışmalara bu sezon 30 işçi ile 18 kişilik bilimsel heyet katılıyor.
Bölgedeki Bula ve Gümenek köylerinde yaşayan 4 kadın işçi de bu sezon, antik kentin gün yüzüne çıkarılması amacıyla yürütülen kazı çalışmalarında görev yapıyor.
Kazı Başkanı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burcu Erciyas, AA muhabirine, Komana'daki araştırmaların 21. yılında olduklarını söyledi.
Bu sene de Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tokat Valiliği ve İl Özel İdaresi desteğiyle kazı çalışmalarını sürdüklerini anlatan Erciyas, "İşçilerimizden 4'ü kadın. Bu sene kadın işçilerle çalışmaktan dolayı memnunum. Bizlere katıldıkları için gurur duyuyorum. Yıllardır burada bir kadın olarak mücadele veriyorum. Onlarla her ortamda birlikteyiz. Yıllardır tanışıyoruz, farklı alanlarda çalışmalar yaptık, kültür mirası bilincinin artırılması amacıyla farklı eğitimlerde bir araya geldik." dedi.
Erciyas, kadın çalışanların bu sezon kendilerine katılmalarını yıllardır yaptıkları çalışmaların bir ürünü olarak gördüğünü dile getirerek "Bir kadın olarak hem evde hem işte, hayatın her yerinde var olabileceklerini, gerek fiziksel, gerek sosyal olarak kendilerini en iyi şekilde temsil edebileceklerini gösteren bir gelişme. Bu sene davet ettik kendilerini, bize katılmalarını istedik." diye konuştu.
Kadın işçilerden üç çocuk annesi Elif Demiryürek, Bula köyünde yaşadığını belirterek "Kazı çalışmalarına ilk defa bu sene katıldım. Tarlada, bağda yaptığımız işlerden farkı yok ama öz güvenimizi destekliyor. Kazı çalışmaları da güzel gidiyor. İnşallah güzel biçimde gün yüzüne çıkarırız. Burcu hocamızın bir kadın olarak bu işin başında olması, bize ayrıca gurur veriyor." ifadelerini kullandı.
Komana Pontika Antik Kenti
Kaynaklara göre, Mitridat Krallığı'nın yönetiminde önemli bir ibadet merkezi olan ve Roma İmparatorluğu döneminde de özerkliğini koruyan Komana Pontika, Anadolu tanrısı Ma'ya adanmış kutsal bir alandı. Aynı zamanda ticaret merkezi olan bölge, o dönemde kutsal alanda düzenlenen festivaller, zengin pazar yeri ve kenti çevreleyen verimli arazisiyle Anadolu'nun tüm bölgelerinden ziyaretçi çekiyordu.
ODTÜ, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tokat Valiliği ve farklı araştırma fonları tarafından da desteklenen Komana Pontika Arkeolojik Araştırma Projesi, orta Karadeniz bölgesinin klasik çağ kenti Komana Pontika'nın konumunu belirlemek ve kent dokusunu anlamak amacıyla 2004'te uygulamaya konulmuştu.
Gümenek Hamamtepe bölgesindeki yüzey araştırmalarının ardından antik kentin gün yüzüne çıkartılması için 2009 yılında kazı çalışmaları başlatılmıştı
Tokat HABERİ