TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul gündemine geçilmeden önce grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ve beraberindeki heyet de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la birlikte Genel Kurul'un çalışmalarını kordiplomatik locasından bir süre takip etti. 

Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihi ve anayasa değişikliğine ilişkin açıklamalarının Meclis'in yetki alanına müdahale anlamına geldiğini savunarak, erken seçimle ilgili sözlerini hatırlattı ve "Sayın Cumhurbaşkanı, siz parti Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçerken bu parlamentonun çok güçlü olacağını söylemiştiniz; yok, Mehmet Uçum güçlüymüş yani bir Başdanışman güçlüymüş demek ki. Mehmet Uçum haddini çok aştı, aşırı derecede aşıyor. Ben buradan milletime diyorum ki bunlar parlamento falan tanımıyorlar. Tanıdıkları bir kişi var, o da Mehmet Uçum. Anladım ki Mehmet Uçum bunları yönetiyor." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, görüşmeleri süren kanun teklifine ilişkin gece yarısı verilen önerge üzerine çok ciddi tartışmalar çıktığını belirterek, "Dün akşamki tartışmalarda sorduğumuz hiçbir soruya cevap alamadık, konu hâlâ netleşmiş değil" dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, fon krizinin araştırılması amacıyla Meclis araştırma komisyonu kurulması taleplerine iktidarın olumlu yanıt vermediğini söyleyerek sürecin yalnızca yürütme tarafından oluşturulacak bir kurul aracılığıyla ele alınamayacağını belirtti.

Milletvekillerinin denetim görevini yerine getirmesi gerektiğini ifade eden Koçyiğit, "Özellikle, ısrarlı 'Meclis'te bir araştırma komisyonu kurulsun' taleplerimize hâlihazırda iktidarın olumlu bir yanıtı yok. Özellikle, süreci Meclis'ten kaçırmaya çalışan, milletvekillerinden ve kamuoyundan kaçırmaya çalışan bir anlayış olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"DÜN GECE TBMM'DE ÖLDÜRÜLDÜ"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, fon krizinin yalnızca ekonomik bir soygun olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek "Türkiye çok derin bir devlet kriziyle karşı karşıyadır. Mesele yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanabilecek bir soygundan ibaret değildir. Soygunun boyutu çok büyüktür ama ona eşlik eden bir devlet krizi vardır" dedi.

Fon krizinin boyutunun 840 milyar liraya, yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını ve 450 bin yatırımcının mağdur olduğunu söyleyen Günaydın, 17 Eylül'den bu yana borsada 5,5 trilyon liralık kayıp yaşandığını ifade etti. Günaydın, yaşananların sanayi üretim kapasitesini ve yatırım gücünü düşürdüğünü, piyasalara güveni sarstığını anlatarak, "Asrın soygunu sırasında ağır yaralanan yurttaş dün gece TBMM'de öldürüldü. Bu kadar açık söylüyorum, ağır yaralı kurtulmuştu soygundan, dün gece öldürüldü. Dün gece hepimiz aslında öldük, hepimiz ağır yaralandık" diye konuştu.

Düzenlemenin etki değerlendirmesi yapılmadan Meclis'e getirildiğini savunan Günaydın, iktidar milletvekillerinin de düzenlemenin kaç kişiyi ve ne kadarlık bir mali hacmi ilgilendirdiğini bilmediğini ileri sürdü. Yatırımcıların yaşadığı mağduriyete dikkat çeken Günaydın, emekli bir vatandaşın kendisine gönderdiği mesajı aktararak, "Emekli oldum. Şu kadar para aldım. Bu parayla bir artı bir ev alabilmem bile mümkün değildi. Fona yatırdım ki, belki para kazanırım da ev alırım. Şu anda kiradaki evim yanıyor, çoluğum çocuğum aç" ifadelerini kullandığını söyledi. ANKA

KAYNAKKoza TV