Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, iktidarın geçen hafta Meclis’e sunduğu 2027 yılı bütçe teklifini enflasyon hedefi, maaş ve aylıklarda artış, vergi ve faiz boyutlarıyla değerlendirdi.

Bütçenin 27,3 trilyon TL harcama, 23,4 trilyon TL gelir ve 3,9 trilyon TL açık öngörüsü ile Meclis’e sunulduğunu anımsatan Yılmaz, “Bütçe harcamaları yüzde 38,7, bütçe gelirleri ise yüzde 37,5 seviyesinde artış göstermiştir. GSYH’ya oran olarak hem harcamalar hem de gelirler artmaktadır” dedi.

Yılmaz, “2027 yılı bütçe hedefleri enflasyon hedefiyle ne kadar uyumlu?” sorusunu şöyle yanıtladı: “2027 bütçesinde ortalama TÜFE enflasyonu yüzde 22,5 (yıl sonu yüzde 21), faiz dışı bütçe harcamalarındaki artış yüzde 38,4 seviyesinde programlanmış (hatta 2026 bütçe gerçekleşme tahmini değil, bütçesi alındığında artış oranı yüzde 44’e çıkmakta). Ortalama enflasyon ile faiz dışı harcamalardaki oransal artış farklılaşması yüzde 70,8 gibi beklenenin üzerinde oldukça yüksek bir marjda. Dolayısıyla aslında enflasyon hedefi bütçe harcama ve vergi hedeflerine yansımamış gözükmekte. Bir anlamda bütçe hem harcama hem de vergi yoluyla enflasyona körükle gitmekte.”

Yılmaz, 2027 yıl sonu enflasyonun en iyi senaryoda bile yüzde 25’lerin altına düşmeyeceğini vurguladı.  

Çalışanlara ve emeklilere, hedef enflasyon üzerinden maaş ve aylık artışı yapıldığını anımsatan Yılmaz, “Bu, enflasyonun yüzde 100’lere yakın saptığı bir ortamda (bu yıl hedef enflasyon yüzde 16'ydı, gerçekleşme yüzde 30’un altına düşmeyecek) dönem içinde maaşların ve aylıkların önemli oranda aşınması demek. Bu aşınma söz konusu kesimlerin daha da yoksullaşması anlamına geliyor” dedi.

Yılmaz, ekim ayında ÜFE’nin yüzde 2,5 gelmesi durumunda 2027 yılında yeniden değerleme oranının yüzde 27,9 olacağını kaydederek, “Vergi artışının yüzde 36,5 öngörüldüğü bir ortamda yeniden değerleme oranın bazı alanlarda düşürülmesini beklemek iyimser bir yaklaşım olacaktır” diye konuştu.

İktidarın sıkça dile getirdiği vergide adalet ve doğrudan vergilerin payının artırılması hedefine ilişkin de Yılmaz, “Vergide özellikle çalışanları ve düşük gelirlileri ilgilendiren vergi teşvikleri, kentsel rantların vergilendirilmesi, gerçek kazançları vergilendiren bir reform ufukta yine görünmüyor” değerlendirmesinde bulundu.

KAMU ÇALIŞANLARINA ZAM

Kamu çalışanlarına 2027 yılında verilecek zam için bütçeye konulan ödeneğin ortalamada yüzde 24 arttığını belirten Yılmaz, “2027 başında memur ve memur emeklilerine yüzde 8,4, işçi emeklilerine ise verilecek artış oranı yüzde 10,5 seviyesinde bekleniyor, enflasyonun izleyen üç ayda sırasıyla ekimde yüzde 2,6, kasımda 1,15 ve aralıkta 1,0 gerçekleşmesi durumunda” diye konuştu.

Yılmaz, harcama tarafında en dikkat çekici gelişmenin, SGK’ya yapılacak bütçe transferlerinde öngörülen yüzde 66’lık artış olduğunu söyledi.

EMEKLİLERE EK ÖDEME Mİ GELİYOR?

Bunun, birkaç olası açıklaması olduğunu ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: “Birincisi, devlet katkısının kaldırılmasına bağlı olarak SGK’nın mali dengesinde oluşacak bozulmanın ilave bütçe finansmanıyla karşılanması, ikincisi emekli aylıklarına ilave artış veya sosyal destek sağlanması, üçüncüsü işverenlere yönelik prim teşvik ve desteklerinin genişletilmesidir. Ama ne şekilde olursa olsun SGK’ya aktarılacak transfer artışı oldukça yüksek ve bu emeklileri de kapsayacak bir program uygulanması anlamına geliyor diye değerlendiriyorum. Bütçenin Meclis’te görüşülmesi sırasında, ilgili bakanlık bütçesinde SGK’ye yapılacak transferlerin ayrıntıları ortaya konulduğunda, bu artışın hangi ihtiyaç ve politika tercihlerinden kaynaklandığı daha net anlaşılacaktır. Eğer seçim için bir şey aranıyorsa, bütçede buna işaret olarak SGK’ya yapılacak transfer genişlemesi ile fonlara yapılacak transfer öne çıkmakta. Fonlara yapılan transferde ise ne kadarının savunma sanayi fonuna ne kadarının sosyal dayanışma fonuna gittiği önemli.”

KAYNAKKoza TV