Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerde küçükbaş hayvanları telef olan afetzedelere, 43 bin 618 hayvanın tamamı hibe olarak dağıtımı yapılmaya başlandı. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de, deprem nedeniyle telef olan 43 bin 618 küçükbaş hayvanın yerine karşılıksız olarak yeni hayvanların verileceğini kaydetti. Merkez üssü Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde birçok hayvancının küçükbaş hayvanı da telef oldu. Kahramanmaraş ve 11 ili etkileyen depremlerde hayvanları telef olan üreticiler için Tarım ve Orman Bakanlığı harekete geçti. Kahramanmaraş Ahır Dağı Yedikuyular mevkiinde bugün yapılan programla, küçükbaş hayvanları telef olan üreticilere hayvanları Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci’nin de katılımıyla teslim edilmeye başlandı. "Bedelsiz olarak yerine koyacağız" Programa katılan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, “Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanımız bir söz vermişti, ’Depremde hayvanları telef olan çiftçilerimizin kayıplarını inekse inek, koyunsa koyun, tavuksa tavuk, arıysa arı olarak, bedelsiz olarak yerine koyacağız’ demişti. Bizler sözümüzü yerde bırakmayız biliyorsunuz. Sizleri üretimden mahrum bırakmamak için hemen işe koyulduk, bugün burada bu nedenle karşınızdayız Allah’ın izniyle. Cumhurbaşkanımız tarafından yayımlanan kararname çerçevesinde çiftçilerimizin telef olan hayvanlarını, Bakanlığımıza bağlı TİGEM işletmelerinden sağladığımız aynı ırktan hayvanlar ile bir defaya mahsus olmak üzere bedelsiz karşılayacağız inşallah. Bunun için telef olan hayvanların TÜRKVET sistemine kaydının bulunması ve il ve ilçe hasar tespit komisyonlarınca tespitinin yapılmış olması gerekiyor. Depremzede çiftçilerimizin telef olan hayvanları için ayrıca bir müracaatta bulunması gerekmiyor" dedi. 43 bin 618 küçükbaş hayvan dağıtımı yapılacak Hayvan dağıtımlarını, öncelikle gerekli barınma ve altyapıya sahip olanlardan başlamak üzere, tüm depremzede yapılacağını aktaran Bakan Kirişci, "Bu minvalde, ilk etapta küçükbaş hayvanlar teslim edilecek ve süreç içerisinde de diğer hayvanların teslimini gerçekleştireceğiz. Şunu da hatırlatmak isterim. Bölgede hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak için, bu ayni destekten yararlanan yetiştiricilerimizin, teslim aldıkları hayvanlarını 2 yıl süresince mücbir sebepler dışında sahip değişikliği mümkün olmayacağını bilmenizi isterim. Aksi takdirde hayvan bedeli geri alınacak. Depremzede çiftçinin vefatı halinde hayvanlar, mirasçılarına verilecek. Aynı şartlar mirasçılar için de geçerli olacak. Bu çerçevede Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde ve Sivas ili Gürün ilçesinde deprem nedeniyle telef olan 43 bin 618 küçükbaş hayvanın ayni dağıtımı için gerekli olan 341 milyon TL bütçe İl Tarım Müdürlüklerimizin hesaplarına 26 Mayıs dün itibarıyla aktarılmaya başlandı. Yetiştiricilerimize hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu. Kahramanmaraş’ta 15 bin 342 küçükbaş hayvan dağıtılacak Bugün de Kahramanmaraş’ta depremden dolayı telef olan küçükbaş hayvan dağıtımı vesilesiyle olduklarına değinen Kirişçi, "Bildiğiniz gibi depremin ilk günlerinde telef olan hayvanların ayni olarak yetiştiricilerimize vereceğimize söz verdik. Şimdi verdiğimiz sözü yerine getirmek için buradayız. Afetten etkilenen diğer 10 ilde olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da hayvancılığın sürdürülebilirliği bizim için önem arz ediyor. Onun için depremin yaralarını kırsalda ne kadar hızlı sarabiliriz diye var gücümüzle çalışıyoruz. Kahramanmaraş’ta dağıtımını başlayacağımız 15 bin 342 küçükbaşın ilimiz ve bölgemiz için hayırlı ve bereketli olsun. Bu küçükbaşlar inşallah 2’şer 3’er kuzulayarak bölgede sektörün canlanmasına ve kuvvetlenmesine vesile olur" şeklinde konuştu. "Devletimiz ilk günden itibaren yanımızda" Hayvanlarını teslim alanlardan yetiştiri Ferhat Balbars, “6 Şubat depremlerinde hayvanlarımız göçük altında kaldı. Cumhurbaşkanımıza ve tüm yetkililere teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı. Bir başka üretici Musap Balbars ise, “Devletimizden milletimizden Allah razı olsun. İlk günümüzden bu yana yanımızdalar. 29 hayvanım telef olmuştu ve 29 hayvanımı eksiksiz verdiler” diye kaydetti.
Gündem gündemi burada bitmiyor
Hatay Otogarında Depremzedelerin Seçim Yoğunluğu

6 Şubat depremlerinin en büyük yıkımı yaptığı Hatay’dan il dışına çıkan vatandaşlar, Cumhurbaşkanı seçimi 2. tur oylaması için geldikleri otogarda yoğunluk oluşturdu. 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından çok sayıda Hataylı kentten ayrıldı. Türkiye’nin farklı illerindeki Hataylılar, yarın yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi 2. turunda oylarını kullanmak için otobüslerle kente geri döndü. Hatay Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde seçim için hareketliliğin yaşandığı gözlemlendi. Yol ücretleri AFAD tarafından karşılanan vatandaşlar, otobüsten iner inmez "İl Dışı Tahliye Müracaat Merkezi"ne başvurup ücretlerini alabilmek için kayıt oluşturdu. Vatandaşların bazıları aileleri tarafından karşılanırken, bazılarının ise Hatay Valiliğince tahsis edilen otobüs, minibüslerle 15 ilçeye ve kent merkezine ulaşımları sağlandı. "Vatandaşlık görevimizi yapacağız" Depremzedeler için zor bir süreçten geçtiklerini ifade eden Emine Akan, “Vatandaşlık görevimi yapmak için Ankara’dan otobüsle Hatay’a geldim. 9 saat süren zorlu bir yolculuktu. Samandağ’da oyumu kullanacağım, çadır içinde yapılan uygulama da çok güzel” dedi. "2 hafta önce de gelmiştik" Nebi Zidanoğlu, Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçimlerinde oy kullanmak için Konya’dan geldiklerini dile getirerek, “Oy kullanmak bizim hakkımız. 550 kilometrelik bir yolculuktu. Oyumuzu kullanacağız inşallah. 14 gün önce de gelmiştik. Çocuklarımın, Hatay’ın, ülkemizin geleceği için oyumuzu kullanıyoruz” diye konuştu. "Gelmeye değer" Kara yoluyla Hatay’a gelen Ali Öksüz, “İzmir’den seçimlerin ilk turuna geldiğim gibi bugün de ikinci tur seçimleri için geldik. Yol bayağı yorucuydu ama gelmeye değeceğini buluyorum. 16 saatlik bir yolculuktu. Sonuçların herkes adına iyi olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Antalya’da “İzmarit Değil Tohum At” Sloganıyla Tohum, Fide Ve Fidan Dikimi Gerçekleştirildi
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından “31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’ etkinlikleri çerçevesinde "İzmarit Değil Tohum At" sloganıyla tohum, fide ve fidan dikimi gerçekleştirildi. "31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü" dolayısıyla Gazipaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tohum, fide ve fidanlar toprakla buluşturuldu. "İzmarit Değil Tohum At", "Zehire Değil Gıdana ve Geleceğine Yatırım Yap", "Tütün Tarlası Değil Oksijen Salan Ormanlar Bırak", "Doğaya Daha Yakından Bak" temalarıyla yapılan etkinlikte, 4 yaş grubu çocukların aileleriyle birlikte zaman geçirerek eğlenebilmeleri ve sigaranın zararlarının en küçük yaşta öğrenmeleri amaçlandı. Düzenlenen anlamlı etkinliğe; İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nazan Durak Özçelik, Milli Eğitim Müdürü Mustafa Gül, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Teğmen Emre Cihat Aydemir, Orman İşletme Müdürü Ahmet Yıldırım, öğrenciler ve velileri katıldı. Etkinlikle ilgili açıklama yapan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Eşşe Çelik, tütünün zararlarına dikkat çekti. Tütün ürünlerinin birçok hastalığa neden olduğuna vurgu yapan Çelik, “Tütünün zararlarına dikkat çekmek amacıyla bu etkinliği düzenledik. 4 yaş grubundaki çocuklarımızı getirdik ve doğada bulunan sigara izmariti ve çöp toplama etkinliği yaptık. “İzmarit Değil Tohum At” sloganıyla fidan dikimini gerçekleştirdik. Tütün birçok hastalığın temelinde olan en önemli etkenlerden bir tanesidir. Buna engel olmamız için de müptelalıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Biz de buna dikkat çekmek için sigaranın zararlarını en temelden işledik. 4 yaşındaki çocuklara en küçük yaşta öğreteceğiz ki ileride bir müptela sorunu oluşmasın” dedi.
Başkan Kocaispir, “Konteyner PTT Şubelerimiz Büyük Kolaylık Sağlayacak"

İnsan odaklı sosyal belediyecilik anlayışı ile hizmet ürettiği ifade edilen Yüreğir Belediyesinin, pratik çözümlerle vatandaşların hayatlarını kolaylaştırdığı Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’in talimatı ile şantiyede üretilen konteynerlerin, merkeze uzak mahallelerde PTT şubeleri olarak hizmet vereceği kaydedildi. Yüreğir Belediyesi’nin PTT Adana Başmüdürlüğü ile yaptığı işbirliğiyle, kırsal mahallerde yaşayan vatandaşların il veya ilçe merkezine gitmek zorunda kalmadan PTT hizmetlerinden yararlanabilmesi için tasarladığı ‘Konteyner PTT’ şubeleri, vatandaşların hayatlarını kolaylaştıracak. Belediye şantiyesinde üretimi yapılarak PTT Adana Başmüdürlüğüne teslim edilen ‘Konteyner PTT’ şubeleri, ilk olarak Yakapınar ve Solaklı mahallelerinde hizmet verecek. Bir konteyner de emeklilerin keyifle vakit geçirdiği Kışla Emekli Kütüphanesi yanına yerleştirileceği belirtildi. ‘Küçük PTT merkezi’ olarak nitelendirilen ve her türlü tahsilat, para yatırma, posta, kargo gönderme gibi işlemleri yapacak şekilde dizayn edilen konteyner şubelerde, sigorta ve askerlik borçlanmasına kadar tüm işlemlerin de yapılabileceği kaydedildi. Çözüm üreten bir anlayışla hizmet sunduklarını kaydeden Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir, “Konteyner PTT şubelerimiz vatandaşlarımız için büyük kolaylık sağlayacak. Kırsal mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımız artık şehir merkezine gitmeden PTT ile ilgili bütün işlemlerini kolaylıkla yapabilecek. Çözüm üreten bir belediye olarak hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Mahalle sakinlerimize şimdiden hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Yapımı Tamamlanan 3 Köy Evini Gezen Depremzede: "İnanmadın, Geldim Gözümle Gördüm"

Hatay’da yapımı tamamlanan 3 köy evi, depremzedelerin büyük beğenisini topladı. Ailesiyle evi gezen Rasim Veysi, "İnanmadım, geldim gözümle gördüm; yapmışlar ve dört dörtlük. Kendin yapmak istesen bu kadar güzel yapamazsın" dedi. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli depremlerin en büyük yıkımı yaptığı Hatay’da, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) temeli atılan kalıcı afet konutlarının inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Altınözü ilçesinde inşası devam eden 20 bloklu 364 konut için 612 personel, 3 vardiya şeklinde çalışmalarını sürdürüyor. 4 blokta kaba inşaat tamamlanırken, 4 blokun yapımında ise büyük mesafe alındığı görüldü. "Köy evleri hızla yapılıyor" Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Hatay’ın kırsal mahallelerinde de yöresel mimari ve vatandaşların ihtiyaçlarına göre tek katlı köy evlerinin inşasını da süratle devam ettiriyor. Altınözü ilçesi Babatorun Mahallesi’nde, ‘Hatay İli 5’inci Etap Kırsalı 500 Deprem Konutu Projesi’ çerçevesinde yapımına başlanan evler de hızla tamamlanıyor. Yürütülen çalışmalar çerçevesinde 120 ile 127 metrekarelik, 3 oda 1 salondan oluşan tek katlı köy evlerinin 3 tanesinin yapımı tamamlandı. Perde beton ve tünel kalıp sistemiyle yapılan örnek evler, ziyarete gelen depremzedelerin beğenisini topladı. "Kendin bu kadar güzel yapamazsın" Evi ailesiyle inceleyen Rasim Veysi, “Kendin yapsan bu şekilde bir ev yapamazsın. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Yapamaz dediklerinden bakın örneğinin biri. Diğerleri de yapılıyor. Depremzedeyim, Antakya’dan merak ettiğim için bu evleri görmeye geldim. Benim evlerim gitmiş, canım yanmış. İnanmadım, geldim gözümle gördüm, yapmışlar ve dört dörtlük. Kendin yapmak istesen bu kadar güzel yapamazsın. Devletimiz ve milletimiz var olsun” diye konuştu. "Güzel evler yapılıyor" Babatorun Mahallesi Muhtarı Ahmet Özer ise, “Mahallemize 150 konut Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yapılıyor. 40 gün içinde ilk üç ev ortaya çıktı. Cumhurbaşkanımız verdiği sözü tutuyor. Her zaman kendisi depremzedelerin yanında. Hayal edilmeyecek kadar güzel bir ev yapılıyor. Köy halkımız heyecanla evlerini bekliyor. İçi de çok güzel. Devletimizden Allah razı olsun. Cumhurbaşkanımıza minnettarız, bizi hiç yalnız bırakmıyor" şeklinde konuştu. "3 blok 40 günde tamamlandı" İnşaat Mühendisi Esra Abdulganioğlu, “500 konutluk köy evleri projesini yürüyoruz. 40 gün gibi kısa bir sürede 3 blokumuzu tamamladık. Proje süremiz 1 yıldı ama daha erken bitirmek için çalışıyoruz. Bu bölgede 150 konut planımız var. 50 konutun temelleri kazıldı, inşaat yükseliyor. Yöresel mimariye ve deprem yönetmeliğine uygun şekilde evler yapılıyor. Evleri ziyarete gelenler oluyor. Çok beğeniyorlar. Onlar mutlu olunca biz de mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
“Her An Her Yerde 5,5 Ve Üzeri Büyüklükte Deprem Olabilir”
AFAD'dan Korkutan Uyarı: “Her An Her Yerde 5,5 Ve Üzeri Büyüklükte Deprem Olabilir”

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu için depremlerin devamının normal olduğunun altını çizerek, "Bu faylar her an her yerde 5,5 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek potansiyelde olan faylar" diye konuştu.
Afad Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin ardından yaklaşık 38 bin artçı sarsıntının yaşandığını söyledi.
Sempozyuma katılmak üzere geldiği Sivas'ta açıklamalarda bulunan Tatar, 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin birçok ili etkilediğini anımsattı. Bölgede artçı sarsıntıların sürdüğünü belirten Tatar bir yandan da hayatın devam ettiğini anlattı.
Tatar, depremlerin ardından bölgenin yeniden ayağa kaldırılması için devletin bütün gücünü ve imkanlarını seferber ettiğini vurgulayarak "Baktığınızda gerçekten büyük bir felaket, 11 ili etkileyen, 9 saat arayla meydana gelen iki büyük depremden söz ediyoruz. Dünya tarihinde aslında baktığınızda bu kadar büyük boyutta, bir anda kırıldığında yaklaşık 500 kilometrelik bir yüzey kırığı meydana getiren, arkasından yaklaşık 120 bin kilometrekarelik bir alanda etkisi olan bir başka doğal afet yok." dedi.
Türkiye'nin, depremin ardından yaraları sarma konusunda ulaştığı noktanın büyük bir başarı olduğuna dikkati çeken Tatar, "Bu anlamda ülkemizle, devletimizle ne kadar gurur duysak az." diye konuştu.
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu işaret eden Tatar bu sarsıntıların ne ilk ne de son olacağını söyledi. Ülkenin birçok yerinde deprem üretme potansiyeli bulunan çok fazla sayıda aktif fay olduğunu belirten Tatar, "Bu faylar her an her yerde 5-5,5 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek potansiyelde olan faylar." şeklinde konuştu.
Tatar şöyle devam etti:
"Ülke olarak depremden sonra birçok konuyu öğrendik. Bu depremler bizim gerçekten her anlamda ezberlerimizi bozdu, çok büyük bir deneyim oldu. Hem ülke açısından hem dünyada afet yönetiminin nasıl olması gerektiği konusunda yaşanmış örnekler açısından çok büyük bir deneyim oldu. Şunu gururla söyleyebilirim, birçok yeri de ziyaret ettik, dünyanın değişik ülkelerinden insanlar, araştırmacılar ülkemize geldi, hepsinin ortak görüşü gerçekten bu kadar kısa süre içerisinde bu afetin yaralarını sarmak çok kolay bir iş değil.
Ülkemiz, afetlere maruz kalma potansiyeli yüksek bir ülke. Sadece depremler değil, onun dışında sel, taşkın, heyelan, kaya düşmesi, obruk gibi farklı afet türleriyle her zaman karşı karşıya kalabiliriz. Dolayısıyla bu tür olayların afete dönüşmemesi için bizim yapmamız gereken çok önemli risk azaltma faaliyetlerimiz var."
Tatar, bölgede ağır ve orta hasarlı ile acil yıkılacak binaların bulunduğunu aktararak "Devletimiz şu ana kadarki yaptığı çalışmayla kısa süre içerisinde yaklaşık 36 bin civarında 11 ilimizdeki tümüyle yıkılmış, enkaz haline gelmiş binaların enkazını kaldırdı. Ama ondan sonraki aşamada bu ağır hasarlı, orta hasarlı ve acil yıkılacak binaların hızlı bir şekilde yıkılıp enkazının kaldırılması gerekiyor. Süreç tamamlanıncaya kadar bir yandan da artçı sarsıntılar meydana geliyor. O nedenle vatandaşlarımızın özellikle ağır hasarlı binalara girmemeleri, eşya almak maksadıyla bile olsa buralardan uzak durmaları son derece önem taşıyor." dedi.
Bu tür büyük depremlerden sonra çok uzun süre artçı sarsıntıların sürebileceğini işaret eden Tatar şunları kaydetti:
"Şu ana kadar 38 bin civarında artçı sarsıntı meydana geldi. AFAD'ın deprem dairesinin 1 yılda ölçtüğü ortalama deprem sayısı 22 bin civarındayken sadece 3,5 aylık bir süre içerisinde bu depremlerin yarattığı artçı sarsıntı sayısı 38 bin civarında. Bu çok büyük bir rakam ve bunların bir bölümü zaman zaman 5 civarına ulaşabiliyor. Bu tür durumlarda özellikle kaya düşmesi bizim açımızdan büyük bir risk.
Adana'da 4 öğretmenimizin kaya düşmesi sonucunda yaşamını yitirmesi halen yüreklerimizde bir acı olarak duruyor. O yüzden özellikle yerleşim alanlarında, yerleşim alanlarına yakın yerlerde bu tür kaya düşmesi olan yerlerde dikkatli olmamız gerekiyor. AFAD'ın bu konuda deprem sonrası yaptığı çok sayıda saha çalışması var. Bu çalışmalar sonrasında kaya düşmesi riski altındaki birçok yerleşim yeri tahliye edildi. Ama halen kırsalda bu artçı sarsıntılar sonrası özellikle kaya düşmesi riskine maruz kalabilecek yerler var."






