Sözcü TV canlı yayınında gündemi değerlendiren Özgür Özel, fon soruşturmasında iktidar içi hesaplaşmalar ve sızdırmalar nedeniyle sapla samanın birbirine karıştığını ifade etti. İsimler üzerinden yürütülen tartışmaların konuyu magazinleştirdiğini belirten Özel, 124 milyar dolarlık devasa bir maliyete ve büyük bir vurguna dikkat çekti.
Dağıtılan listelerin doğruluğundan emin olunamadığını vurgulayan Özel, Ümit Özlale’nin bir ismi açıklamasıyla ilgili olarak, "Elinde bilgi olan bir siyasetçi bunu gizleyemez, aksi halde suçun ortağı olur" dedi. AK Parti’nin elinde doğru listenin olduğunu ve T.C. kimlik numaralarına kadar her şeyi bildiklerini belirten Özel, yaşanan mağduriyet tartışmalarına şu sözlerle tepki gösterdi: Mahinur Hanım’ın babasının ismi üzerinden 7 dakikalık bir yanlışlık yaşandı ve buradan bir mağduriyet üretiliyor. Ancak 17 aydır belediye operasyonlarında insanların ailelerine, çocuklarına yapılan haysiyet cellatlıklarını kimse görmüyor. Özür mü istiyorsunuz? Ben sizden özür dileyeyim ama siz de İmamoğlu'nun babasının bahçesinde aranan altınların, çocuklara yapılan muamelelerin hesabını verin."
Olayın sadece isimlerden ibaret olmadığını, sistemdeki denetimsizlik ve liyakatsiz atamalar yüzünden büyük bir kriz patlak verdiğini söyleyen Özel, özel sektör tahvillerinde (ÖST) ödeyememe sorunlarının başladığını belirtti.
Özel, sözlerini şöyle tamamladı:"Biz isim gizliyor değiliz. Ancak teyit edebilmemiz için doğru liste elinde olan Erdoğan'ın bu listeyi teker teker açıklaması lazım. İktidar içindeki kutupların hesaplaşmasında muhalefetin kullanılmasına ve meselenin çarpıtılmasına karşı tedbirli davranıyoruz."
SARIGÜL İLE OTURDUK, KONUŞTUK
Özgür Özel, Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ile ilgili iddialar ve aile üyelerine yönelik soruşturmaya ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti: Pazartesi günü kendisini davet ettim, odamda oturduk, konuştuk. Bu meselenin hem kendisini tartıştırdığını, hem partiye zarar verdiğini ama bir disiplin işlemi uygulamak için delile ihtiyacımız olduğunu, kendisinin bunu değerlendirmesi gerektiğini ifade etmiştim. Kendisi partimize başvurarak, 'üyeliğimi askıya alın' dedi. Siyasi Partiler Kanunu'nda üyeliği askıya almak diye bir şey yok. O, istifa olarak değerlendiriliyor. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na bugün bildirimi yaptık, üyeliği bitti, partimizle bir bağı yok. O soruşturmadaki gizlilik ortadan kalkıp gerçekler ortaya çıkınca esas olarak bir şeyler söylenebilir."
Özgür Özel, "Sarıgül bana büyük bir haksızlığa uğradığını söyledi. Bunların tamamen iftira olduğunu, son derece de dramatik bir şekilde, gözyaşlarına hakim olamayarak anlattı. Gerçekten ben de içinde bulunduğu gördüm" dedi.
ERKEN SEÇİM TARTIŞMASINA NOKTAYI KOYDU
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, seçimlerin erkene alınmasına ilişkin bir soru üzerine, "Muhalefet partileri erken seçimden kaçmaz. İktidar partisi erken seçim yapmayı göze alıyorsa, mart ayında bir erken seçim teklif ediyorlarsa bunu ciddi şekilde oturup konuşuruz. Yazı da geçelim, sonbahara gelelim, kasım olsun, oralar bizim için zor. 2028'e kapalıyız. 2027'ye de bir seçim tarihi söylüyorlarsa ne kadar erken bir tarih olursa o kadar sıcak bakarız. Söylesinler tarihi bakarız" dedi.
CEMİL TUGAY'A TEPKİ
Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin bir soru üzerine, "Gelecek seçim İzmir'le öyle bir helalleşmeyi düşünüyorum ki... Günü gelince İzmir'in belediye başkanlarını İzmirliler belirleyecek. İzmirlinin notu kıt, geçmişten beri birikmiş öfkesi var. Biz İzmir'i çok kırdık. Önümüzdeki dönem, geçmişte yapılmış bütün haksızlıkları telafi ederek... Cemil Tugay hakkında birkaç dosya var. Çağırdılar, gösterdiler. Transfer olması için her şeyi yaptılar. Gittim İzmir'de gördüm, paspas olmuş. O kadar değmez ki..." diye konuştu.
Özel, "YENİ Parti ivme mi kaybetti" sorusu üzerine, "Bizim oyumuzun 30'ün biraz üzerinde ya da biraz altında olduğuna yönelik genel kanaat var. Ama bu fon vurgunundan sonra ortaya çıkan büyük deprem ile YENİ Parti'nin öne çıktığını söyleyen arkadaşlar var. Sahada olan bir firmanın ham verilerinin çok umut verici olduğunu söylediler" dedi.
MANSUR BAŞKANLA ARAMIZDA SORUN YOK
Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüşmesinden haberdar olup olmadığı sorusuna, "Cumhurbaşkanına gittikten sonra cümleler arasında vardı. Haberim var, şaşılacak bir durum yok, beklenen bir şey. Cumhurbaşkanının imzasını istemiş, o da bakanına çalışın demiş. Bu görüşmeler yapılacak. Mansur Başkan'a sorulacak sorular değil bunlar. Bizim Mansur Başkan'dan bir şüphemiz yok. Bugün de gördüm yine, gizli mi görüşsün. Görüştüğünü kendi paylaşıyor, linç falan. Mansur Başkan konusunda benim herhangi bir şüphem yok, sürekli diyalog halindeyiz. Aramızda en ufak bir sorunumuz yok" yanıtını verdi.
EKREM BAŞKAN ADAY OLAMIYORSA...
Özel, "Mansur Yavaş Türkiye adına önemli bir seçenek. Benim için cumhurbaşkanı aday adayı. Ben onun adına bir şey demeyeyim ama şu yaklaşımına saygı duymak lazım. Geçen sefer adayımızın ilan edildiği güne gidin. O gün bir sürpriz yapıp Mansur Yavaş ya da Ekrem İmamoğlu desek, bugün bambaşka bir yerdeydik. Ne diyor, 'Ben görevimin başındayım, görevimi yapacağım, günü gelmeden de bunu konuşmayacağım' diyor. Bu son derece saygıyla karşılanması gereken bir durum. 'Ben işimi iyi yapayım, günü geldiğinde değerlendireyim' diyor. Mansur Yavaş, kimsenin ihmal edemeyeceği Türkiye için önemli bir seçenektir. Adayımız mı, değil. Adayımız Ekrem İmamoğlu. Benim de Mansur Başkanın da oyu var. Ama Ekrem Başkan'ın diplomasını iptal ettiler. İmamoğlu'nun adı geçtiğinde meydanlar inliyor. Büyük bir destek var. Diploma iptalinin İdare Mahkemesi'nden döneceğini düşünüyordum, dönmedi. Danıştay evresi var, döner diye ümit ediyoruz, döndüğü takdirde adayımız Ekrem İmamoğlu. Ekrem Başkan aday olamıyorsa, o gün gelince değerlendirilecek bir seçenektir Mansur Yavaş" ifadesini kullandı.
YALAN...
Özel, "Sizin cumhurbaşkanı adaylığınız konuşuluyor" sözleri üzerine, "Yalan. Bu meseleyi nifak sokmak için... Benim karar verdiğim bir şey var, mücadeleyi sürdürmek. Kurultayla birlikte güçlü, yeni kadrolar... Tarihin en büyük seçim ordusunu kurarak tarihin en uzun seçim kampanyasını yapacağız. Günü geldiğinde doğru adayı belirlemek, Türkiye'yi bu kabustan uyandırmak, benim işim o. Benim seçeneklerim arasında Özgür Özel yok. Ben, seçeneklerin arasına kendisini koyan birisinin, nasıl bir ihtirasla Türkiye'nin önünü kararttığını gördüm. Orada benim de sorumluluğum var, son kabul eden oldum ama sonunda kabul ettim, benim de hatam var. Kazanacak iki aday varken, Türkiye'yi karanlığa itenin hatasını tekrar etmek istemem. 'Başka aday yok, seninle kazanıyoruz', o zaman kimse sorumluluktan kaçamaz. Bir tek ben kazanıyorsam doğru aday benim demektir. O zaman olur. Ama ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da ortada da tutmuyorum" ifadesini kullandı.