Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, Karataş’taki yaz kampında özel çocuklarla bir araya geldi. Kampa eşi Ayşe Çetin ile birlikte gelen Çetin, özel çocukların büyük ilgisi ile karşılaştı. Çetin’e destekten dolayı plaket takdim edildi. Çetin plaketini Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin’in elinden aldı. Çetin, plaket için teşekkür ettiği konuşmasında, “Burada özel çocuklarımızla birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. Sanırım bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Bundan sonra da geleneksel olarak düzenleneceğini düşünüyorum. Çukurova Belediyesi olarak biz de kampın düzenlenmesine elimizden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştık. Bundan dolayı plaket verildiği için çok teşekkür ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından özel çocukların gösterileri beğeniyle izlendi, Çetin ve davetliler özel çocuklarla vakit geçirdi. Etkinliğe Karataş Belediye Başkanı Necip Topuz ve özel çocukların aileleri de katıldı.
Gündem gündemi burada bitmiyor
Depremde 7. Ay Geride Kaldı, Kahramanmaraş Yerel Basını O Günleri Anlattı

Binlerce kişinin hayatını kaybettiği, 11 ilde büyük yıkımların olduğu ‘asrın felaketi’ olarak nitelendirilen depremlerin üzerinden 7 ay geçti. Depremlerin merkez üssü Kahramanmaraş’ta yerel basın, geçen 7 ayın ardından o günleri anlattı. 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremlerde 11 ilde 50 binden fazla kişi hayatını kaybederken, afetin merkezi Kahramanmaraş’ta da 12 bin 659 kişi hayatını kaybetti. Depremlerden en çok etkilenenler arasında yerel basın da yer alıyor. Deprem sürecinde yayıncılık açısından büyük sıkıntılar çeken Kahramanmaraş yerel basını, tüm olumsuzluklara rağmen yayın yapmaya çalıştı. Deprem esnasında kendilerini ve ailelerini kurtarma mücadelesi veren depremzede gazeteciler, zorlu şartlara rağmen bir yandan da görevlerini yerine getirmeye çalıştı. Asrın felaketinin üzerinden geçen 7 ayın ardından yaşadıkları zor günleri anlatan basın mensubu Zekeriya Okutucu, “Depreme herkes gibi ben de yatakta yatarken yakalandım. Sabahına gazeteci olduğum aklıma geldi ve sabah telefondan haber gireyim diye ancak 2 gün boyunca iletişim problemi olduğu için yayın yapamadık. Enkazda kalanlara yardım etmeye çalıştık ve 2 gün sonra telefondan haber girmeye çalıştık. Elimizden geldiğince insanlara bilgi ulaştırmaya çalıştık. Depremde gördüm ki insanlara ’susun’ dediklerinde insanlar içi buruk olsa da sessizce oradaki çalışmayı, çabayı dinliyordu. İnsanların da aslında gazetecilerin yaşadığı şeyi yaşadıklarını gördüm. Sokaklarda vatandaşların toprak altından bir kişi çıktığında nasıl sevindiklerini gördüğümde şoka uğradım. Depremin üzerinden 7 ay geçti ve 7 ay sonra nasılız; aslında aynıyız. Depremde ofisimi kaybettim, şu anda da bir arkadaşımın ofisinde gazetecilik mesleğini devam ettiriyorum” dedi. Bir diğer yerel medya mensubu Kenan Onaran ise, “Gazetecilik mesleğinin bu depremde artılarını gördük. Gazetecilik soğukkanlı bir meslek ve meslek gereği birçok olayla karşılaşıyoruz. Biz büyük Maraş depremini bekliyorduk, uzmanlar sık sık uyarıyordu. Biz de bu uyarıları halka iletiyorduk. Kahramanmaraş kamuoyunu bu depreme hazırlarken, bir taraftan da meslektaşlarımızı bu depreme hazırlayalım dedik. Depremden 6 ay önce AFAD ve Kızılay işbirliği ile ‘Medyada Deprem ve İlk Yardım Bilinci’ eğitim programları düzenledik. Eğitime katılan gazeteci arkadaşlara deprem anında ve sonunda kullanabileceği deprem çantası verdik ve bu çanta birçok meslektaşlarımızın hayatının kurtulmasına vesile oldu. Üçüncü gün telefon çekmeye başladı ve arkadaşlarla bir araya geldik. Gazeteci arkadaşlarla koordinasyon çadırı kurduk ve hayata geçti. Gazeteci arkadaşlar ile her ne kadar bu depreme hazırlık yaptıysak da toplum olarak hazırlıksız yakalandık. Deprem sadece Kahramanmaraş’ta, Hatay’da, Elazığ’da olmayacak, depremi yabana atmayın. Alınması gereken önlemleri şimdi alın ki, ileride yine asrın felaketlerini yaşamayalım” diye konuştu. Kahramanmaraş’taki bir günlük gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mahmut Beyaz da şunları dile getirdi: “Kahramanmaraş’ta 20 yılda gazetecilik anlamında zorlandığımı gördüm. İnternet yok, telefon yok, kimseye ulaşamıyoruz. Bu şekilde deprem süreci yaşadık. Gazetemiz günlük olduğu için 1 ila 1 buçuk aylık sürede gazete bastıramadık ve internetten yayın yapmaya başladık.”
Kozan’da 10 Bin Metrekarelik Spor Kompleksi İnşa Ediliyor

Kozan Belediyesi tarafından 10 bin metrekarelik spor kompleksi inşası başladı. Kozan Belediyesi, spor alanında da kalıcı eserler bırakılması, fiziksel aktivite düzeyinin artırılarak sağlıklı ve sportif bir toplum oluşturulması, spor ruhunun bütün kitlelere yayılması ve özellikle gençleri ve çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutarak spora yönlendirme hedefiyle hizmetlerini ve yatırımlarını sürdürüyor. Spor kompleksi Tavşantepe Mahallesi’nde 10 bin metrekarelik alana hizmet vermeye başlayacak. Alan içerisinde nizami ölçülerde 4 yeni tenis kortu ile birlikte alanda çocuklar için macera oyun parkı, tribünler, amfi ve kafeterya gibi sosyal birçok bölümün de olacağı tesis için bölgede örnek bir proje gerçekleştirilecek. Tacittin Kuruoğlu, “Beden eğitimi öğretmeni ve tenis antrenörüyüm. Kozan Belediye tesislerindeyiz. Kozan’da iki tane tenis kortumuz var belediyeye ait. Kozan Belediyesi görevliler eşliğinde bu tesisleri bizlere sunuyor. Şimdi öğrendik ki başkanımız yeni bir saha yaptıracakmış. Kortlarımız yapıldığı zaman ulusal anlamda ev sahipliği yaparız inşallah. Tenis pandemi ile rehavet görmeye başladı. 4 sene ilk turnuva da12 kişi ile başladık en son yaptığımız 2 Haziran turnuvasında 100 kişi başvurdu bu sadece oynayabilen bir de altta eğitim alanlar var bunlar ile Kozan’da teniste çok iyi başarılar elde edeceğiz Kozan Belediye Başkanımız Mimar Kazım Özgan’a teşekkür ederiz” dedi. Kozan Belediyesi Peyzaj Mimarı Fethiye Semerci ise “Tenis kortu ve park projemizi oluşturup saha da çalışmalara başladık. Gençliğe ve spora verdiği önem içerisinde projelerimiz devam ediyor. Tavşantepe’de yapılacak olan proje her yaşta insanımızın ilgi odağı olacağı spor faaliyetlerine teşvik açışından önemli ulusal ve uluslararası spor müsabakalarına ev sahipliği yapabileceğimiz projemize başladık. 11 bin 300 metrekare alana sahip proje de 2500 metrekare alanı 4 adet tenis kortu, 1 adet kafeterya, dinlenme alanı, amfi, macera parkuru çocuk oyun alanı ve halı sahamız, otopark ve idari binamız bulunmaktadır" diye konuştu. Mülkiyeti belediyeye ait olan alana spor kompleksi ve hizmet binası yapımı ile ilgili proje çalışması başlatıldı. Tesisin en kısa zamanda tamamlanarak gençlerin hizmetine sunulacağı öğrenildi.
Enkazın Kaldırılmasıyla Tanınmaz Hale Gelen Hatay’da Depremzedeler Gelecekten Ümitli

Asrın felaketinde binlerce binanın yerle bir olduğu Hatay, depremin 7. ayında enkazın büyük bölümünün kaldırılmasıyla birlikte tanınmaz hale geldi. Depremzedeler, gelecekten ümitli olduklarını belirterek, Hatay’ın eski haline geleceğine inandıklarını ifade etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasar Hatay’da meydana gelmişti. Depremin 7. ayının geride kalmasıyla enkazın büyük bölümünün kaldırıldığı Antakya’da kent merkezi tanınamaz hale geldi. Vatandaşlar, yıllarca yaşadığı sokakları tanıyamıyor. Kentin eski günlerine dönmesi için konut ve iş yeri yapımlarının aralıksız devam ettiği kentte, vatandaşlar ise gelecekten ümitli. “İnşallah devletimiz bizi destekler, Hatay’ımızı geri eski haline getirir” Antakya ilçesinde taksicilik yapan Oğuzhan Erol, 8 yıldır karış karış gezdiği sokakları tanıyamadığını ifade ederek, “Şehir tanınamıyor. Biz taksiciyiz, yani 7-8 yıldır ben burada taksi işi yapıyorum. Her girdiğim sokağı bilirken, bugün gittiğim sokakların çoğunu tanıyamaz oldum. Çoğu sokaklarda da yıkım daha devam ediyor. Artık Hatay’ımızı tanıyamaz olduk. Gelecekten sonuna kadar ümitliyiz. İnşallah devletimiz bizi destekler, Hatay’ımızı geri eski haline getirir. Tek umudumuz” dedi. “Memleketimiz kendine gelecek inanıyoruz, güveniyoruz” Antakya’nın işlek caddelerinden Kurtuluş Caddesi’nden eser kalmadığını ifade eden Lütfü Cihangiroğlu, “Burası Antakya Kurtuluş Caddesi. Normalde çok canlı bir yer. Ama şu an gördüğünüz gibi hiçbir şey yok, her yer bitmiş. Çok kötü bir hal almış. Tabii ki çok üzüldük. Bütün sevdiklerimiz, kardeşlerimiz ve arkadaşlarımız herkes buradaydı. Tanınmaz bir halde. Çocukluğumuz burada geçti ama çok kötü yani. Şu an hiçbir yeri tanıyamayız. Bir yandan böyle düzenlenmeye çalışıyor etraf. Yıkımlar devam ediyor, hiçbir sıkıntı yok. İnşallah düzelecek Antakya. Memleketimiz kendine gelecek inanıyoruz, güveniyoruz” dedi. “Başka memlekette yapamadık, biz de geri buraya yerleştik” Asrın felaketinin ardından ailesiyle birlikte yerleştikleri İstanbul’dan memleketine döndüklerini ifade eden Ardacan Aygül, “Buradan İstanbul’a taşındık. Artık her şey düzelince geri dönmeyi düşünüyorduk ama memleketsizlik kötü bir şey. Başka memlekette yapamadık, biz de geri buraya yerleştik. Gerçekten tanınmaz, biz de tanınmaz bir haldeyiz” şeklinde konuştu.
Bozdoğan: "Yardım Malzemelerinin Satışıyla İlgimiz Yok"

Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, deprem yardımı malzemelerinin belediyede güvenli bir şekilde muhafaza edildiğini belirterek, insani yardım malzemelerinin satıldığı yönündeki iddiaların, özel bir işletmenin deposunda vuku bulduğunu söyledi. Tarsus Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, sosyal medya ve bazı basın yayın organlarında yer alan iddialara yanıt veren Bozdoğan, ortaya atılan iddiaların Tarsus Belediyesi ile hiçbir alakası olmadığını belirterek, "İnsani yardım taşıyan araçlardan Ulaş Köyüne indirilen, özel ve Tarsus Belediyesine ait olmayan depoya giden tır, belediye eliyle, ücreti ödenerek, evrakı yapılarak, yani kamu ödeneği kullanılarak sevk edilmemiştir” dedi. Bozdoğan, “Geçtiğimiz cuma günü, insani yardım tırlarının depolara sevkiyatı sonrasında oluşan ihmaller sonucu güvenlik güçleri ve valilik, gerekli soruşturmaları başlatmış olup, Tarsus Belediyesi ile hiçbir alakası olmayan, deposunu insani yardım malzemelerine açan bir vatandaşın tutuklanmasıyla sonuçlanan bir süreci, kurumsal olarak hukuken takip ediyoruz” ifadelerini kullandı. "Tarsus Belediyesi ile alakası yok" İddia edilen organizasyonun içerisinde Tarsus Belediyesinin olmadığını vurgulayan Bozdoğan, şöyle devam etti; "Yürüttüğümüz soruşturma çerçevesinde edindiğimiz bilgilere göre, depoda bulunan malzemelerden tek bir tanesinin bile satış işlemi gerçekleşmemiştir. Bu malzemelerin satışına cüret eden kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Aynı olayda açılan soruşturma gereğince Tarsus Belediyesi ’şikayetçi’ konumundadır. Tutuklanan, gözaltına alınan tek bir Tarsus Belediyesi çalışanı yoktur. Dolayısıyla, malzemelerin satışa sunulduğu iddia edilen organizasyonun içerisinde Tarsus Belediyesi yoktur, olmayacaktır. 3-5 siyasi sosyal medya şovmeninin gayretleri de Tarsus Belediyesine çamur bulaştırmaya yetmeyecektir.” "Olay özel bir işletme deposunda vuku bulmuştur" Gerçekleşen suçlamanın özel bir işletme deposunda meydana geldiğinin altını çizen Başkan Bozdoğan, “Tarsus Belediyesi depolarına indirilen yardım malzemeleri ise Tarsus Belediyesinde güvenli bir şekilde muhafaza edilmektedir. Zaten, bahsi geçen olay Tarsus Belediyesi çatısı altında ya da dış birimlerinde değil özel bir işletme deposunda vuku bulmuştur. Tarsus Belediyesine gönderilen bu malzemelerin liman çıkış envanterleri bulunmamaktadır. Envanteri bulunmayan malzemelerin satışını önlemek gibi, sayımını yapmak ve muhafaza etmek de asli görevimizdir” diye konuştu. Ayrıca sosyal medya üzerinden gündeme getirilen Göçük Mahallesi’nde düzenlenen İncir Festivali ile ilgili iddialara da yanıt veren Bozdoğan, şu ifadeleri kullandı; "Sosyal medyada gündeme getirilen bir başka konu da Göçük Köyü İncir Festivalinde insani yardım malzemelerinin ’Haluk Bozdoğan’ ismiyle dağıtıldığı bilgisidir. 6. Göçük Köyü İncir Festivali organizasyonu dahil, hemen tüm organizasyonlarda çocuklarımıza, kadınlarımıza, gençlerimize belediyemiz adına çeşitli hediyeler dağıtılmaktadır. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı festivalde 100 adet kit dağıtılmıştır. Haluk Bozdoğan, Tarsus’un seçilmiş belediye başkanıdır. Bir şey Haluk Bozdoğan ismiyle dağıtılıyorsa, zaten kurum kimliği ve kurumsal logosuyla dağıtılıyor demektir. Eğer ki Haluk Bozdoğan ismi ve siyasi parti logosuyla dağıtılıyorsa, meclis sonunda istifamı vermeye hazırım. Bu kurum çatısı altında ve siyaseti karıştırmadan, siyasi parti logosu kullanmadan nasıl ki bedava ekmek dağıttıysam, nasıl ki ekmek kuyruklarında pirinç, baklagil, limon, portakal dağıttıysam, nasıl ki Tarsus’un göbeğinde, Yarenlik Alanında marul dağıttıysam, halkımın yararına olan her şeyi paylaşmaya, yardım etmeye, dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğim.”
Başkan Özyiğit: “Halkımıza Hizmet Etmenin Onuruyla Alnımız Açık Sokaktayız”

Mersin’in merkez ilçe Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Eğriçam Mahallesi’ndeki semt pazarında pazarcı esnafıyla bir araya geldi, ardından pazar alanını gezerek vatandaşlarla buluştu. Hem pazarcı esnafı hem de vatandaşları tek tek dinleyen Özyiğit, vatandaş ve esnafın talep ve önerilerini aldı. Başkan Özyiğit’e ziyaretleri sırasında, Mersin Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Abdulhalim Batur, Eğriçam Mahalle Muhtarı İbrahim Önel, Batıkent Mahalle Muhtarı Bahri Tuncer ve İnönü Mahalle Muhtarı Adnan Giray Atilla da eşlik etti. Gittikleri her yerde halkın takdiriyle karşılaşmanın gururunu yaşadıklarını kaydeden Özyiğit, “Kentimizin sorunlarını birlikte çözmek ve Yenişehir’i daha iyi bir yer haline getirmek için hep birlikte çalışmalıyız. Ortak akılla, halkı dinleyerek, farklı düşüncelerine saygı duyarak ve önemseyerek iş yapıyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımızda katılımcılık var. Bugün semt pazarımızı gezerek, pazarcı esnafımız ve vatandaşlarımızla buluştuk. Hemşehrilerimizle iyi bir diyaloğumuz var. Gittiğimiz her yerde memnuniyeti görmenin, takdirle karşılanmanın gururunu yaşıyoruz. Halkımıza hizmet etmenin onuruyla alnımız açık bir şekilde sokaktayız” dedi. Mersin Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Abdulhalim Batur ise “Belediye Başkanımız Abdullah Özyiğit, bugüne kadar hiçbir zaman bizi geri çevirmedi. Sorunlarımıza daima çözümler üretti ve yanımızda olduğunu hep gösterdi. Kendisine tüm pazarcı esnafımız adına teşekkür ediyorum” ifadeleri kullandı.






