Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile taraf avukatları katıldı.
Sanığın zaman zaman ağladığı görülen duruşmada Gül Tut'un ablası olan müştekilerden Kader Tut'un vekili, sanığın dosyaya giren mesajlaşmalarında bir kişiye annesine yönelik, "Ne zaman ölecek?" "Ne olur ölsün" "Gebersin" şeklinde mesajlar gönderdiğini hatırlattı.
Müşteki avukatı, dosyada yer alan ses kayıtlarında, olayın yaşandığı gece maktul lavaboya girmeden önce evde bir roman şarkısının çalındığı, sonrasında sanığın arkadaşı Sultan Nur Ulu'ya seslenerek, "Malkata açalım öyle oynasın" ifadelerini kullandığı ve böylece şarkı açılarak maktulün olay yerine çekildiğini ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili mütalaaya katıldığını belirterek, sanığın cezalandırılmasını istedi.
Uzun bir beyanda bulunan ve yargılama sırasında çürütülen iddialar olduğunu dile getiren sanık avukatı, tanık Sultan Nur Ulu'nun yalan söylediğini, dosyadaki diğer bazı kişilerin de müvekkiline iftira attığını ileri sürdü.
Sanık vekili, maktulün daha önce de düştüğünü ve alkollü olduğunu belirterek, olayın ardından sanık ile bazı kişiler arasında geçen konuşmalarla birtakım ses kayıtlarını heyete sundu.
Duruşmaya bir süre ara verildi. Aradan sonra dosyadaki raporlara yönelik itirazlarını aktaran ve tanık Sultan Nur Ulu'nun anlatımlarının olay gecesine ilişkin ses kayıtlarıyla uyuşmadığını ileri süren sanık vekili daha sonra savunmasını desteklemek adına farklı zamanlarda kaydedilen videolarda maktule ait ses kayıtlarını dinletti.
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Bu sırada sanık ve müşteki Tuğberk Yağız Gülter'in ağladığı görüldü.
Karar öncesi söz verilen sanık ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
Annesinin düşme anını görmediğini savunan sanık Tuğyan Ülkem Gülter, "Görsem tutmaya çalışırdım. Her ne kadar aramızda tartışmalar olsa da biz anne kızız. Ben sadece annemi değil hayata tutulacak dalımı kaybettim." diye konuştu.
"Bugün burada sanık sıfatıyla bulunuyorum ama mağdurum" ifadelerini kullanan tutuklu sanık, "Sultan'ın bana yaptığı iftirayı anlamlandıramıyorum." dedi.
Tanık Ulu'nun beyanlarına değinen Gülter, "Ben madem katilim, katil olduğumu görmüşse neden olay anında sesini çıkarmadı, çığlık atmadı? İlk günden son güne kadar benimle aynı şeyi anlatıyor." ifadelerini kullandı.
Aleyhine beyan veren herkesin Ferdi A'dan korkarak ifade verdiğini düşündüğünü dile getiren sanık, şunları kaydetti:
"Ben kamuoyunda anne katili olarak yaftalandım. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de kendimi ifade etmek zorunda olmamın ne kadar zor olduğunu tahmin edemezsiniz."
Sanık savunmasını şöyle tamamladı:
"İftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete inanıyorum. Öteki dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağımı biliyorum. Ben ne kadar ceza alırsam alayım sadece kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum."
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığı, "kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum etti.